SİHA mı yiyeceğiz?
Uluslararası sistemde yaşanan kırılma ve krizler, küresel ölçekte ciddi bir silahlanma yarışını tetikledi. Eski ABD Başkanı Donald Trump’ın açıklamalarının ardından Avrupa Birliği, savunma kapasitesini artırmak amacıyla 800 milyar avroluk bir silahlanma paketi açıkladı. Bu gelişmeyle birlikte Avrupa’daki savunma sanayii şirketlerinin hisseleri hızla yükseldi. AB üyesi ülkeler, yeni dönemde savunma sanayisini nasıl şekillendireceklerini, hangi ülkelerle ortaklık kuracaklarını ve bu devasa bütçeyi nasıl kullanacaklarını tartışıyor.
Bu süreçte Almanya’nın başını çektiği bir grup, Türkiye ve İngiltere gibi AB üyesi olmayan ülkelerin de Avrupa savunma projelerinden pay alması gerektiğini savunuyor. Buna karşılık, Fransa bu fikre karşı çıkarak, Avrupa savunma sanayisindeki en büyük payı kendisinin almasını istiyor. Ancak Almanya ve diğer bazı ülkeler, Avrupa’nın hızla silahlanmaya ihtiyacı olduğu ve Fransa’nın bu yükü tek başına taşıyamayacağı görüşünde. Yeni dönemde güvenlik, devletlerin bekası açısından birinci öncelik hâline gelmiş durumda. Nitekim eski bir Latin atasözünün de belirttiği gibi: “Si vis pacem, para bellum.” – “Eğer barış istiyorsan, savaşa hazır ol.”
Bu yeni küresel güvenlik ortamında Türkiye’nin oldukça avantajlı bir konumda olduğu söylenebilir. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın........
© Diriliş Postası
