menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Hayadan kelime uydurunca hayâ terk etti bizi. Sonuç?

21 0
23.07.2026

Ülkem düşman güçler tarafından fütursuzca ne kadar saldırı halindeyse bir o kadar da içeriden satın aldıklarıyla haince plan ve hainlikler üretiliyor. Aslında dışarıdan gelen hamle ve hainlikleri, hangi ülkeler hangi hainlikleri üretiyor biliyoruz. Ama içimizdeki ihanet, pirinçteki beyaz taş gibi. O nedenle mücadele zor, dışarıdaki hainlikleri kontrol altında tutma olasılığımız kolay çünkü dışarıda düşman belli ve hiç masum değil. Oysa içerdeki düşmanı iyi tespit etmelisiniz çünkü yanlışlıkla masum vatandaşınıza zarar verebilirsiniz. Bu nedenle sokak savaşı, gerilla tetkiklerini iyi bilen, sosyolojiye hâkim mücadele ekipleri yetiştirmek ve bir tek vatanseverin zarar görmemesi için gerekirse bir kuyumcu titizliğinde çalışmak lazım. Türk Devleti özeldir. Bunu Sur’da gerçekleştirdi. Çok örneği vardır bu milletin. Sur bunlardan sadece bir tanesi.

Türkiye şu an yüzyılın en büyük Kurtuluş ve diriliş mücadelesi veriyor. Her anlamda yeniden diriliş gerekiyor hayatımızda. Bizi dönüştürdükleri durumu reddederken yerine bizden ve bize özgü şeyleri tekrar hayatımıza dâhil etmek, bizim dilimiz, bizim töremiz, toplumsal ilişki kalıplarımıza yeniden dönmemiz gerekiyor. Genetik kodlarımıza göre hareket etmek ile mümkün bu diriliş.

Bu müzikten, sinemaya, yemek kültüründen, siyasi terbiyeye, şaşırmayın ama asıl kullandığımız dil’e kadar. Bu sözünü ettiğimiz dil, konuştuğumuz, derdimizi sevincimizi, anlattığımız kelimeler bütünü. Bizi biz yapan bayrak kadar, sevmek kadar değerli ve olmaz ise olmaz yaşam enerjimiz. Çünkü dil bizi bir arada tutan en önemli şey.

Bir dönem Osmanlıca gündeme gelmişti. Aslında doğru ifade edilemediği ve birileri........

© Diriliş Postası