Demokrasiyi özgürleştirmek: İdeolojik derebeyliklerin ötesinde ortak akıl
Demokrasiyi özgürleştirmek: İdeolojik derebeyliklerin ötesinde ortak akıl
Demokrasi, beş yılda bir halkın önüne konulan bir oy pusulasından ve sandık paravanından ibaret görülemez. Seçim günü vatandaşa temsil yetkisi verdirip, ertesi gün halkın taleplerini yok sayan bir idare anlayışı; ambalajı ne kadar süslü olursa olsun, demokrasi değil, planlı bir yanılsamadır. Toplumun önüne sürülen bu “seçim oyunu”, adil bir yönetimi sağlamak yerine, ne yazık ki halk için zamanla baldıran zehrine dönüşmektedir.
Gerçek bir demokrasi; siyasal, sosyal, ekonomik ve kültürel boyutlarıyla bir bütündür. Bu bütünün parçalanması, rejim için en büyük tehdittir. Bir evin dış kapısının açık olması, içerideki düzenin adil olduğunu göstermez. Siyasilerin özgürce seçilmesi, tek başına demokrasinin varlığına delil sayılamaz. İçerideki mimari; yani yargının tarafsızlığı, hukukun üstünlüğü ve halkın refah seviyesi, rejimin niteliğini belirleyen asıl unsurlardır.
Bugün siyaset sahnesindeki en büyük yanılsama, herkesin aynı sözcüğü söyleyip, tamamen farklı çıkarları kastetmesidir. Demokrasi; solcusundan........
