menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Diplomasi, güvenlik ve rekabet: 2026’da Türkiye’nin uluslararası mücadelesi

17 0
03.01.2026

Dünya 2026’ya girerken uluslararası siyaset artık “belirsizlik” kavramını bile aşmış durumda. Kurallara dayalı düzen aşınıyor, ittifaklar kalıcı olmaktan çıkıyor, güç siyaseti yeniden merkez sahneye yerleşiyor. Böyle bir tabloda Türkiye, yalnızca coğrafyasının dayattığı bir geçiş ülkesi değil; kararları bölgesel dengeleri etkileyen bir aktör olarak zor bir sınavdan geçiyor.

Bugün Ankara’nın önündeki mesele, diplomasi trafiğini artırmaktan ibaret değil. Asıl soru şu: Türkiye aynı anda güvenlik, enerji, ekonomi, istihbarat ve ittifak ilişkilerini ne kadar sağlıklı yönetebilecek?

2026 Türkiye’sinin dış politikası tek bir eksene yaslanamaz. Ne Batı’yla tam uyum ne de Avrasya merkezli bir yönelim tek başına yeterli. Esnek ve çok cepheli diplomasi artık bir tercih değil, zorunluluk. Çünkü günümüz dünyasında ortaklıklar değerlerden çok çıkarların kesiştiği anlara dayanıyor.

Bu tablo Ankara için fırsatlar kadar riskler de üretiyor. Doğru okunan dengeler manevra alanı açarken, küçük bir yanlış hesap hızla diplomatik krize dönüşebiliyor.

Türkiye’nin en büyük sınavı, herkesle konuşuyor olmaktan ziyade, herkesin niyetini doğru okumak olacak.

Karadeniz, Ukrayna–Rusya savaşının gölgesinde Türkiye’nin güvenlik mimarisini doğrudan etkiliyor. Montrö rejimi üzerindeki baskılar, Ankara’yı sadece arabulucu değil, aynı zamanda dengeleyici bir aktör olmaya zorluyor. Rusya........

© Dikgazete.com