Doğu’nun şiirine açılan kapı: Annemarie Schimmel
Bir yolcu düşünün; Almanya’nın soğuk taş sokaklarından çıkıp Şiraz’ın gül bahçelerine, Lahor’un şiirli gecelerine, Konya’nın semâsına yürüyen bir kadın. Adı Annemarie Schimmel. Doğu’nun kalbine Batı’nın aklıyla değil, kalbiyle ulaşan bir bilge oryantalist. Onun hayatı, bir akademik kariyerden çok, manevi bir ruh yolculuğuydu.
1922’de Almanya’nın Erfurt kentinde doğdu. Çocukluğunu kitapların arasında geçirdi, genç yaşta Arapça ve Farsça öğrendi. Henüz 19 yaşında Berlin Üniversitesi’nde doktora yaptı, 23 yaşında profesör oldu. Bu erken başarılar, onun disiplinli yapısını gösterse de Schimmel’in asıl gücü, kalbinin yöneldiği yerdeydi: Doğu’nun şiirinde, tasavvufun derinliklerinde.
1950’lerde Türkiye’ye geldi. Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’nde ders verdi, dinler tarihi kürsüsünü kurdu. Türkiye’deki öğrencilerine sadece bilgi değil, Doğu’nun ruhunu da aktardı. Onun derslerinde tarih, kuru bir kronoloji değil, adeta manevi bir yolculuktu. Öğrencileri için bir akademisyen değil, bir gönül rehberi oldu.
1967’de Pakistan’a gitti. Lahor’da yaşadı, Urduca öğrendi, Muhammed İkbal’in şiirlerini çevirdi. İkbal’in dizelerinde bulduğu derinlik, Schimmel’in kendi ruhuyla birleşti. Pakistan halkı, onu bir yabancı değil, bir dost olarak gördü. 1985’te Pakistan hükümeti ona Hilal-i İmtiyaz nişanı verdi. Bu ödül, onun sadece bir akademisyen değil, Doğu ile Batı arasında manevi bir köprü olduğunu gösteriyordu.
Harvard Üniversitesi’nde profesör olduğunda Batı dünyasına tasavvufu tanıttı. Mystical Dimensions of Islam adlı kitabı, bu alandaki en önemli kaynaklardan biri haline geldi. Kitabında Mevlânâ’nın aşkını, Hâfız’ın şiirsel anlatımını, Hallâc’ın vecdini, İbnü’l-Fârız’ın kasidelerini ve Attâr’ın kuşların yolculuğunu ele aldı. Bu şairler, onun için sadece araştırma........
