Türkiye Ermenistan’a maya çalıyor!
Cem Kıran, Moskova’dan yazdı;
TÜRKİYE ERMENİSTAN’A MAYA ÇALIYOR!
Nasreddin Hoca’nın meşhur fıkrasındaki gibi, Türkiye Ermenistan’a maya çalıyor!
Bugün sizlere Türkiye’de Ermenistan konusunda anlatılmayanı anlatıp, gene bir kere daha, eskiden olduğu gibi Ermenistan'ın o farklı yüzünü göstereceğim.
Çünkü Türkiye’de sahte ve hak edilmeyen diplomalar ile akademisyen olmuş, Cumhurbaşkanına danışman olmuş o kadar vasıfsız insan var ki; size anlattıklarımı ülkeyi yönetenlere anlatmaktan acizler ve ülkemizi içinden çıkılmaz bir duruma sokacaklar.
İşte bu yüzden sıkı ve yorucu bir araştırma ile, Türkiye’nin çaldığı 'maya’nın bu Ermenistan gölünde neden tutmayacağını ve Türkiye’ye ne gibi zararlar getireceğini aktaracağım.
Azerbaycan Zaferi, kaosa doğru gidiyor!..
Azerbaycan'ın uzun yıllar en büyük kederlerinden biriydi Karabağ problemi; uzun ve sabırlı bir şekilde, doğru yönetilen kaynaklar ile birlikte Türk ordusunun eğitim ve doktrinleri ile gücüne güç katan Azerbaycan ordusu, Ermenistan’ın Rusya ile girdiği siyasi çatışmayı, doğru anda tahlil ederek Karabağ’da şiddetli bir şekilde Ermenistan’a darbeyi indirip, kendine ait olan toprakları “egemen devletine” tekrar dahil etti.
Karabağ Savaşı sırasında Ermenistan halkının bu kayıptan dolayı gözü dönmüş ve protestolar düzenlemişti.
Rusça verilen tüm röportajları, o dönem sizlere Youtube kanalımdan vererek bu insanların düşünce dünyalarını, beyinlerinin arkasında Türk dünyasına karşı neler beslediklerini bir nebze sizlere aktardım.
O döneme baktığımız da çok anormal bir durum vardı, Yurtiçinde ve yurtdışında yaşayan tüm Ermeniler, Nikol Paşinyan’dan nefret ediyordu, fakat gelin görün ki; Paşinyan, toprak kaybetmiş bir ülkenin lideri olarak tam bir yıl sonraki seçimlerde tekrar seçiliyordu!
-Paşinyan seçim gezisinde
Azerbaycan’da ise durumlar çok iyiydi, halkın içinde ukde olan Karabağ toprakları geri alınmış ve artık Azerbaycan halkı, başka problemleri (ekonomik eşitsizlik, yolsuzluk, Aliyev ailesine ait iştirakler ve zenginleşme) tartışmaya başlamıştı.
Azerbaycan halkı, çok uzun yıllar Hocalı Katliamı ve Karabağ’ın kaybı ile boğuşup, kan kusup kızılcık şerbeti içiyordu.
Bunun intikamı Ermenilerden alınmıştı, artık Aliyev ailesine ve iktidarına İngiltere tarafından itibar suikastleri başlatılıp, Aliyev’in Rusya karşıtı politikalarına başlaması için onun sıkıştırılma vakti gelmişti.
İngiliz yayın kuruluşu BBC hiç üstüne vazife olmadan Azerbaycanlı muhalif gazetecileri kullanarak, savaş gazileri üzerinden bile ülkenin sinir uçlarına dokunup, Aliyevlerin iktidarını sarsacak hamleler yapıyordu.
Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev’e sadece buradan baskı yapılmıyordu, en başta Azerbaycan’a can suyu olan Socar petrol şirketi üzerinden, İsrail ile çok yakın ilişkiler kurduğu bahane edilerek Türkiye'deki sözde ‘İslamcı’ hücreler tarafından protestolar yapılıyor ve sosyal medya üzerinden Türk ve Azerbaycan halkları arasına nefret tohumları atılmaya çalışılıyordu.
Dikkat ederseniz Aliyev’in Ermenistan hakkında basına verdiği mülakatlar hep “barış ve dost olma” üzerine.
Aliyev’in bu açıklamaları sonrası, Azerbaycan’ın İsrail ile dostane ilişkileri de Türkiye’de ne protesto edilir ne de sorgulanır oldu!
-Aliyev ve Paşinyan Avrupa’da
Aslında Azerbaycan’da bir kaostan dönüldü, çünkü iç kamuoyu artık şunu sorguluyor.
“Karabağ alındı, askeri bütçelere fazla harcamaya gerek de yok, o zaman biz neden yoksulluk çekiyoruz? Neden her adımımızda rüşvet vermek zorundayız? Neden devlet yöneticileri yolsuzluktan tutuklanmıyor?”
Evet, Azerbaycan’da bunlar konuşuluyor, fakat bunları en çok dillendirenler ise Avrupa ülkelerinin basın yayın kuruluşları, işte Aliyev’i bir anda Ermenistan ile barış kelebeği olma yoluna iten de Avrupa’nın bu tür tehditleriydi.
Çünkü Ermenistan, Rusya’ya karşı Ukrayna’dan sonra Kafkaslar’daki yeni köprübaşı olacak ve bu köprübaşının bekçisi de Nikol Paşinyan’ın ta kendisi! Yani o seçilmiş bir kişi, tıpkı Zelensky gibi.
Ne yazı ki Azerbaycan da büyük bir kaosa doğru sürükleniyor ve bunu yazının sonunda daha net anlayacaksınız.
Kimse yanlış anlamasın, bir Karapapak (Terekeme) Türkü olarak, Aliyev’i severim ve sayarım, Azerbaycan’ı idare edişini de beğenerek izliyorum, fakat her lider gibi bazen yanlış yönlendirmelere maruz kalarak ülkesini Batı’nın oyunlarına mahkûm bırakacağı da şimdiden görünmekte.
Ermenistan dönüştürülüyor!..
Biraz gerilere giderek, Ukrayna’nın 2004 yılından başlayarak, 2014 ve sonrasındaki yıllara gidelim ve hatırlayalım!
Tıpkı Paşinyan gibi Ukraynalı liderler, alışılmışın dışında söylevler ile hareket etmiş ve ülkelerinde halkı ayrıştırmaya giden yollar benimsemişlerdi.
2004 yılında Avrupa ve Amerika’nın başlattığı Ukrayna’yı Rusya’ya karşı köprübaşı yapma operasyonu, 2014 sonrası yıllara kadar sürmüştü ve halen de devam etmekte.
Daha önce babası Sudanlı, annesi Ukraynalı, uyuşturucu müptelası bir savaş esirinden de teyit aldığım gibi, Avrupa’dan gelen paralar ile o ünlü ve suni “Maidan protestoları” yapılmış, Avrupa basını çarşaf çarşaf, “Ukrayna halkı AB’ye girmek istiyor” diyerek dünyaya bu haberleri vermişti.
Şimdi ise Ermenistan’ın iki büyük “azılı düşmanı” Azerbaycan ve Türkiye tarafından dostluk ve barış mesajları ile Paşinyan parlatılıp, Ermenistan iç kamuoyunda ona karşı bir sempati oluşması sağlanıyor.
Çünkü Paşinyan bir seçilmiş, tıpkı Zelensky gibi!
Zelensky de iktidara ilk geldiğinde barış ve diyalog çağrıları yapıyordu, fakat Minsk anlaşmalarını da bir bir deliyordu........
