menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Sonuç gelir geçer, süreç ise kalır, iz bırakır

14 3
25.01.2026

Amerika’da yaşayan arkadaşım Hakan Şatıroğlu, geçen haftalarda okuduğu bir yazımın üzerine attığı mesajın sonunda, “Süreçle ilişki kurmak üzerine bir yazsan keşke” demiş.

Arkasından da şunu eklemiş:

“Süreçle ilişki kurmanın senin için ne ifade ettiğini, bunun örneklerini ve genç nesle bunu nasıl öğretebileceğimizi yazsan keşke; bu özellikle de günümüzde çok önemli bir konu.”

Mesajını okudum.

Epey bir süre ekrana bakakaldım; ne demek istediğini anlamaya çalışıyordum.

O an siz de takdir edersiniz ki kafamda binbir düşünce uçuşmaya başladı ve “Nesi yazılır ki böyle bir şeyin?” diye düşünmeye başladım.

Kafamda ardı ardına şimşekler çakarken, hayatımda sadece sonucuna kilitlendiğim beklentilerin bana bir bedel ödettiği, süreci ölesiye sahiplendiğim her işin ise zamanı gelince karşılığını fazlasıyla verdiği gerçeği ‘Yaz beni, yaz beni, yaz beni’ diye beynimde söylenmeye başladı.

Bakın, bizim ülkede sonuç çok sevilir.

Etiket sevilir, hız sevilir. En çok da “Oldu mu, olmadı mı?” sorusu sevilir.

Ama süreç pek sevilmez.

Süreç çoğu zaman sabır diye romantize edilir; sonra da sıkıcı bir bekleme alanı gibi kenara itilir ve atılır.

Oysa süreç bir sabır müddeti değil, insanın kendi emeğiyle kurduğu bir bağdır bence.

O bağ da yol üzerinde insanın karakterini inşa edendir aslında.

Sonuç çoğu zaman insanı şımartır, şımartandır; süreç ise büyütür, büyütendir.

Ben bunu çok erken yaşta sporda öğrendim.

Ata binerken, çalışırken, defalarca düşerken, kafamı kırarken ama yine de tekrar yarışırken öğrendim.

Hem de kazandığım kupalardan değil, en çok kaybettiklerimden öğrendim.

Kupa aldığın an bir fotoğraftır, ömür boyu hatırlanır.

Ama o kupaya ulaştıran da zaman zaman ulaştıramayan da hep o süreçtir ve bu süreç insanın içinde aslında paha biçilmez bir kas geliştirir.

O kasın adı ise tutunmadır.

Bizde süreci sevmek de pek öğretilmez, sürece katlanmak öğretilir.

Dayan”, “Sabret”, “Bir gün olacak” denir.

Ama süreçle ilişki kurmak bu değildir, olmamalıdır bence.

Süreçle ilişki kurmak şudur:

Bugün ne yaptım?

Bugün neyi biraz daha iyi yaptım?

Bugün hangi hatayı fark ettim?

Bugün hangi küçük adımı attım?

Çünkü süreç büyük bir hikâye değil, her gün tekrar eden küçük sahnelerin toplamıdır.

O sahneler birikir birikir ve bir gün hikâyenin........

© Diken