menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Diken'den Gazete Duvar'a bir dost selamı…

38 0
12.03.2025

Çok zor bir ülke burası, her zaman öyleydi. 2010’larla birlikte zorluğu, bunaltısı artmaya başladı. 2015 seçimleri pek çok bakımdan bir milat sayılır, haziran-kasım arasında yaşananlar. Temmuz 2016 OHAL hukukuna geçişin tarihi. Uzun yıllar işbirliği yapmış ‘filler’ birbirine girince, olan her zaman olduğu gibi çimenlere oldu. O ‘hukuk’ dokuz yıldır yürürlükte. Şimdilerde herkes sırasını bekliyor sanki, ‘bana bir şey olmaz’ diyenler dahil.

15 Temmuz yalnızca devlet örgütlenmesini değil, çok insanın yaşamını altüst etti. OHAL KHK’lari, yürürlüktekini yok sayan, kendi başına bir hukuka dönüştü. On binlerce yurttaş sorgusuz sualsiz, anayasaya ve hukukun en temel ilkelerine aykırı biçimde kamu görevinden, işinden atıldı, ekmeksiz bırakıldı. Gece yarısına doğru, feşmekan sayılı bir KHK’da binlerce insanın adı, kurumu ve kimlik numarası yayınlanıyor, bir anda terörle ‘iltisaklı’ ilan ediliyordu. Yasalarda var olmayan bir kavram uydurup temizliğe giriştiler. Birileri de, akıl ve ahlak seviyelerine yaraşır biçimde ‘sivil ölü’ dedi atılanlara. Canları ne istiyorsa OHAL uygulaması başlığı altında yapıverdiler. ‘Milli birlik ve beraberliğe en çok ihtiyaç duyulan günlerde’ abdesthane ibriği misali yan yana dizilen vasat muhalefetimiz, ‘aman bize de şucu-bucu derler’ endişesiyle uzun süre bakakaldı, önünden geçip gitmekte olan OHAL trenine.

İşte Gazete Duvar tam o esnada yayına başladı. Ülkenin 12 Eylül’den sonra belki de en ağır zamanında. Değerli Vedat Zencir, öncesinde Radikal’de yazılarını okuduğum hukukçu-gazeteci yazar Ali Duran Topuz ve diğer hevesli, nitelikli gazeteci arkadaşlar. Bağımsız gazetecilik yapmak, halkın haber alma hakkını kollamak için bir araya gelenler. Bize de, okumak düştü.

15 Temmuz sonrası KHK furyası akademiyi de vurdu. Binlerce akademisyen atıldı. O binlerce akademisyenin 400 küsuru, Barış Akademisyeni olarak adlandırılan gruptandı. Malum metni 2000’in üzerinde ‘ilk’ ve ‘ikinci’ imzacı imzalamıştı, yaklaşık beşte biri KHK ile atıldı. Çünkü listeleri idareler hazırlıyordu ve bu durum, o koşullarda kimi üniversite yönetimlerince bulunmaz fırsata dönüştürüldü. İtibarına düşkün üniversiteler bu işe tenezzül etmedi, böyle bir derdi olmayan irili........

© Diken