Bir Evlilik Masalı
Evlilik dedikleri bu mu şimdi? Ya da koca dedikleri? Bir kafesteyim sanki. Hani birisi açsa o kafesin kapısını, arkama bakmadan uçup gideceğim. Ama nafile; kafesim cicili bicili, yemim de var suyum da. Hatta salıncağım bile. Ruhum daralıyor. Ah anne ah! Rahat edersin kızım. Darlık çekmezsin, halleri vakitleri yerinde. Halleri vakitleri yerin dibine batsın. Bazen düşünüyorum da analar kızlarını başlarından atmak için doğuruyorlar sanki.
Adetim gecikti. Hamile miyim yoksa? Aman Allah korusun… Belki kız olur ha. Hayır, hayır. Bu dünyada erkek olmak var. Hatta şimdi hiç olmasın. Daha evleneli ne kadar oldu ki. Allah’ım ne olur, olmasın. Tövbe estağfurullah tövbe. Oooffff, off. Ne evlenmek ister misin diye soran olur ne de çocuk ister misin diyen. Sanki ben büyüdüm mü. Okuyamadım diye ne oldu. Ne oldusu var mı, işte böyle verirler birine. Hiç tanımadığın bir adama hem de. Gerçi ne adamı be. Koca bir çocuk. Evlilik ne biliyor mu sanki. Hah. Sen çok biliyorsun ya. Evliliği yatak odasından geçen bir oyun sanıyor. En büyük oyuncağı da benim memelerim. İlk gece neydi öyle? Yüzünün renkten renge girmesi. Dokunsan ağlayacaktı garibim. Belli, kimse bir şey anlatmamış ona. Yine de kıyamam ben ona, iyi bir çocuğa benziyor. Yaşıtlarımız sokaklarda, kafelerde fink atıyor. Anneme sorsan daha ben on yedimdeydim evlendiğimde der,........
