UTANCIN BEDELİ…
Haya imandandır… İnsanın iç dünyasında taşıdığı en kıymetli sermaye; utanma duygusudur. Çünkü haya; insanı kötülüklerden alıkoyan görünmez bir fren, kalbi güzelliklere yönlendiren ilahi bir pusuladır. Haya kalktığında, insanı insan yapan değer de kaybolur. Zira Peygamber Efendimiz’in “Haya imandandır” buyruğu, sadece bir ahlak tavsiyesi değil; insanın özünü tanımlayan bir hakikattir. Haya; kalbin nurudur, imanın dışa yansıyan edebidir. Bu nur sönünce, kişinin davranışlarını kontrol eden son perde de yırtılmış olur.
Utanmak; zayıflık değil, olgunluk alametidir. Çünkü utanma; kişinin kendine karşı duyduğu saygının, Allah’ın huzurunda taşıdığı edebin bir yansımasıdır. Utanan insan; yanlışını kabul eder, hatasını telafi etmeye çalışır, kötülüğe meyletmekten çekinir. Oysa utanmayan kimse; cüretli olur, arsız olur, hayasız olur. Başkalarının mahremine girmekten, kalpleri incitmekten, sözleri hoyratça kullanmaktan çekinmez. Bu cüretin bedeli ise hayatın bir yerinde mutlaka karşısına çıkar. Çünkü hayat; haddini bilene rahmettir. Hayasız olana da imtihanla cevap verir.
Hayayı terk eden insan; kalbinden gelen ilahi ikazı susturur. Vicdanın sesi kısılır, nefis gürleşir. Böyle bir insan; yaptığının yanlış olduğunu bildiği hâlde devam eder, işlediği günahı hafife alır, kötülüğü normalleştirir. Bu noktadan sonra artık ilahi murakabeyle bağ zayıflamış, hayatın terbiye eden tokadı yaklaşmış demektir. Zira utanmayan insan; bir gün mutlaka utanacağı bir olayla sınanır. Bazen........
