menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

KINAYAN SINANIR…

25 0
18.01.2026

İnsanın başkalarını kınarken aslında kendisine fark ettirmeden bir imtihan çağrısında bulunduğu, tarih boyunca defalarca görülmüş bir gerçektir. Kişi, bir başkasını iradesi dışında gelişen bir durumdan dolayı küçümser, alay eder, suçlar ya da kibirli bir dille tenkit ederse; ilahi düzen bu tavrı karşılıksız bırakmaz. Çünkü kınamak; nefsin gizli gururudur, insanın kendi acziyetini unutması; kaderin ince dengesine müdahale etmeye kalkışmasıdır. Nitekim Rasulullah (s.a.v.); “Kınadığın şey başına gelmedikçe ölmezsin” buyurarak bu ilahi yasayı açıkça ifade etmiştir. Bu hakikat; insanın henüz yaşamadığı bir acı hakkında hüküm vermemesini, bilmediği bir imtihanı hafife almamasını, kendi nefsini masum ve üstün görmemesini öğütler.

Zira Kur’ân’ın; “Kendinizi temize çıkarmayın, Allah sakınanı daha iyi bilir” uyarısı da insanın haddini bilmesini, nefsini temize çıkarma çabasından uzak durmasını emreder. Bir kulun en büyük gafleti; “Ben olsam böyle yapmazdım” deme gururudur. O gurur; insanın imtihan kapısını kendisinin araladığı andır. Hayat, o kapıyı öyle bir anda ve öyle bir durumda açar ki; kişi, dün küçümsediği şeyle bugün sınandığını görür ve acziyetini daha iyi kavrar. Hele ki kınama güçsüz ve kırılgan birine yüksek tonda yapılmışsa; ilahi adalet o kırılan gönlün ahını mutlaka sahibine geri ulaştırır. Mazlumun duasıyla Allah arasında perde olmadığını bildiren Peygamber (s.a.v.); aslında bu hassas dengeyi hatırlatır. Bir acizi inciten, kendi imtihanını ağırlaştırır.

İslam ahlakı; mümine kendi kusurunu görmeyi, başkasının kusurundan ibret almayı öğütler. Çünkü insan, kınadığı şeyle neden ve ne zaman sınanacağını bilemez fakat kınamanın kaderi davet eden bir kibir olduğunu bilir. Ne zaman “asla yapmam” dese, hayat ona “işte o an”ı getirir. Ne........

© Denge