KARAKTER SAĞLAMLIĞI...
İnsan, çoğu zaman dışarıdaki düşmanlardan değil, içindeki zaaflardan mağlup olur. Çünkü insanı yıkan, önce kalbindeki gediktir. Kale dışarıdan fethedilmeden önce içeriden kapısı açılır. Bu sebeple Kur'ân-ı Kerîm ve Sünnet, insanın dış dünyasını düzeltmeden önce iç dünyasını inşa etmeyi hedeflemiştir. Nefsini terbiye edemeyen, arzularını dizginleyemeyen, öfkesini kontrol edemeyen, hırsını sınırlandıramayan, korkularını yönetemeyen kişi; farkında olmadan başkalarının elinde kullanılmaya açık hâle gelir. Kur'ân-ı Kerîm'de Yüce Allah şöyle buyurur; "Nefsinin arzusunu ilâh edineni gördün mü?" (Furkan, 43). Ayet, insanın putunun sadece taştan ve ağaçtan yapılmadığını; bazen kendi nefsi, tutkusu ve ihtirasının da ilâh hâline gelebileceğini haber vermektedir.
İnsan, nefsine teslim olduğu anda özgürlüğünü kaybetmeye başlar. Şeytanın Hz. Âdem'e yaklaşırken kullandığı yöntem de dikkat çekicidir. Güç kullanmadı, zorlamadı; zaaf noktasına yöneldi. "Ebedîlik" ve "bitmeyen mülk" arzusu üzerinden vesvese verdi. Şeytanın en büyük silahı, insanın zaafıdır. Bu yöntem tarih boyunca hiç değişmedi. Süreç içinde değişen sadece araçlardır. Eskiden insanlar para ile satın alınırken; bugün makamla, şöhretle, sosyal medyadaki beğeni hırsıyla, lüks tutkusu ile, kumarla, faizle, uyuşturucuyla, gayrimeşru ilişkilerle veya dijital bağımlılıklarla esir alınmaktadır. Modern dünyanın en büyük sömürüsü, insanın zaaflarını keşfedip onları kazanca dönüştürmesidir.
İstihbarat teşkilatlarının çalışma yöntemleri incelendiğinde de aynı gerçek görülür. Bir kişiyi........
