menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

GÖZÜNÜ DEĞİL GÖNLÜNÜ KAYBEDEN "KÖR"DÜR...

18 0
previous day

İnsan, darda kaldığında tutunacak bir el arar. Aç kaldığında bir lokmayı, düştüğünde bir omzu, karanlıkta kaldığında bir ışığı unutmaz sanılır. Oysa hayatın en acı gerçeklerinden biri şudur; insan, çoğu zaman kendisini ayağa kaldıranı değil, düştüğü günleri unutmak ister. Çünkü yardım eden kişi, onun zayıf zamanlarının şahididir. İnsan ise zayıflığını hatırlatan aynaları sevmez. Bu yüzden, nice insan vardır ki; yoklukta kapısını çaldığı kişiyi, varlıkta tanımaz hâle gelir. Muhtaçken elini tuttuğu insanı, güç kazandığında yük gibi görmeye başlar. Çünkü insanın nefsi; rahatlayınca geçmişini inkâr etmeye meyillidir. Fakirliği unutmak ister, düşkünlüğü unutmak ister, ağladığı geceleri unutmak ister, bazen o günlerin şahidi olan insanları da hayatından çıkararak kendisini “yeniden doğmuş” sanır.

Bu tecrübeleri ifade eden atalarımız; “Körün gözü açıldığında ilk kırdığı şey bastonudur.”demişlerdir. Baston; güçsüz kişinin düşmesini engelleyen, yolunu bulmasını sağlayan, çukura düşmesini önleyen destektir. Ama gözü açıldığında, artık bastonu kendisine yük gibi gelir. Çünkü baston, onun kör olduğu günlerin hatırasıdır. İnsan da böyledir. Yükselince; kendisini taşıyan omuzları unutabilir. Hatta bazen o omuzlara tepeden bakabilir. Bu yüzden yapılan iyiliğin karşılığında teşekkür beklemek bile insanı........

© Denge