menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

GERÇEK KİMLİK: MİLLET VE ÜMMET BİLİNCİ...

41 0
02.05.2026

İnsan, tek başına bir varlık değildir. Doğar, büyür, yaşar ama bütün bunları bir aidiyet içinde gerçekleştirir. Ait olduğu bir aile, bir toplum, bir millet ve inananlar için daha geniş bir daire olarak bir ümmet vardır. Bu halkalar, insanın kimliğini inşa eden temel unsurlardır. Fakat bugün en büyük problemlerimizden biri, bu aidiyetlerin ya karıştırılması ya da birbirine karşı konumlandırılmasıdır. Oysa ümmet ve millet bilinci; çatışan değil, tamamlayan iki hakikattir. Farklılıklar ayrıcalık değil zenginliktir. Hucurat Suresinde Yüce Allah, birbirlerini tanısınlar diye insanların gruplar/milletler olarak yaratıldığını bildirmiştir.

Ümmet; iman eksenli bir birliktir. Rengi, dili, coğrafyası farklı olsa da aynı kıbleye yönelenlerin oluşturduğu büyük bir kardeşlik halkasıdır. Bir Müslüman için ümmet bilinci; sadece bir duygu değil, bir sorumluluktur. Dünyanın herhangi bir yerinde bir Müslüman acı çekiyorsa, bu acıdan habersiz yaşamak, ümmet bilincinin zayıfladığını gösterir. Çünkü ümmet olmak; aynı secdede buluşmak kadar, aynı derdi paylaşabilmektir. Dünyadaki tüm müslümünların derdi her Müslümanın derdidir. Ümmet bilincinde, Mü'minler bir vücudun organları gibidir, birisinde rahatsızlık varsa diğerleri de bu rahatsızlıktan etkilenir. Ümmet bilincinde; birisi herkes için, herkes birisi içindir.

Millet; tarih, kültür, dil ve coğrafya ekseninde şekillenen bir kimliktir. İnsan, doğduğu toprağın izlerini taşır. O........

© Denge