MADEN
KARADENİZ’İN YEŞİLİNE, MAVİSİNE VE BEREKETİNE YÖNELEN TEHDİT.. !!!
Son yıllarda Giresun, Ordu ve Samsun başta olmak üzere Karadeniz illerinde artan maden arama ve işletme izinleri, bölgenin doğal yapısını geri dönülmez bir eşikten içeri sürüklüyor. “Kalkınma” adı altında sunulan bu faaliyetlerin, aslında bölgenin en büyük zenginliği olan doğayı ve yaşamı tehdit ettiği artık açıkça görülüyor.
Karadeniz, sadece bir coğrafya değil; aynı zamanda bir yaşam biçimidir. Yoğun orman örtüsü, zengin su kaynakları ve tarıma elverişli topraklarıyla Türkiye’nin en hassas ekosistemlerinden birine sahiptir. Ancak maden arama çalışmalarıyla birlikte ormanların kesilmesi, toprağın kazınması ve su kaynaklarının kirlenmesi bu hassas dengeyi hızla bozuyor. Özellikle açık ocak madenciliği, toprağın üst katmanını tamamen yok ederek hem flora hem de fauna üzerinde ciddi tahribata yol açıyor.
Bölgenin en önemli geçim kaynağı olan fındık tarımı da bu süreçten doğrudan etkileniyor. Fındık, sadece bir tarım ürünü değil; Karadeniz insanının emeğinin, sabrının ve ekonomisinin temelidir. Maden sahalarından yayılan ağır metaller ve toz partikülleri, toprağın verimliliğini düşürmekte ve ürün kalitesini ciddi şekilde etkilemektedir. Bu durum, hem üreticinin gelir........
