menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

İyileşme mi, Alışma mı?: Gençlerin İyi Olma Hali Üzerine

16 0
30.03.2026

İZLE Çavuşesku’nun Termometresi 2’li Görüş İki Savaş Bir Yazar Cumhuriyet’in Edebiyatı Varsayılan Ekonomi Yakın Tarih Tümünü Gör

Çavuşesku’nun Termometresi

Cumhuriyet’in Edebiyatı

OKU Yazılar Röportajlar Çeviriler D84 INTELLIGENCE Asterisk2050 Yazarlar Kitap Yorum

D84 FYI Hariçten Gazel ABD Gündemi Avrupa Gündemi

İyileşme mi, Alışma mı?: Gençlerin İyi Olma Hali Üzerine

Habitat Derneği’nin Infakto RW ortaklığıyla 2017’den bu yana yayımladığı “Türkiye’de Gençlerin İyi Olma Hali Araştırma Raporu”nun altıncısı yayımlandı. Bu yıl araştırma, 9–24 Ekim 2025 tarihleri arasında 33 ilde, 18–29 yaş arasındaki 1.403 gençle yüz yüze görüşmeler aracılığıyla yürütüldü.

2023’te yayımlanan beşinci raporu yine Daktilo1984’te yazdığım bir makale ile değerlendirmiştim. Altıncı raporda ise raporun hazırlanma sürecini koordine etmiş biri olarak çıkan verileri okumak benim için hem tanıdık hem şaşırtıcı geldi. Tanıdık, çünkü kronik sorunlar yerli yerinde duruyor. Şaşırtıcı çünkü bazı göstergelerde kısmi bir toparlanma var. Verilere bütüncül bir yaklaşımla bakınca bu toparlanmanın üzerine inşa edilebilecek bir zemin var mı, yoksa bu toparlanma geçici bir nefes mi, onu ise henüz bilmiyoruz.

“Kısmi Toparlanma” Gerçek mi, Yanılsama mı?

Raporun en dikkat çekici bulgusu yaşam memnuniyetinin 2023’teki düşük noktadan toparlanmaya başlaması. 2017’de p,8 olan memnuniyet oranı her yıl geriledi; 2021’de P’ye indi, 2023’te aynı yerde sabit kaldı. 2025’te ise T,4’e yükseldi. Bu 8 puanlık artış ilk bakışta olumlu görünse de 2017 düzeyinin hâlâ 17 puan gerisinde olduğumuzu hatırlatmak gerekiyor.

Yani gerçek bir toparlanmadan değil, dip noktadan hafifçe çıkıştan söz ediyoruz. Başka bir deyişle gençler bugünden biraz daha memnun ama yarına dair belirsizlik varlığını sürdürüyor. Birinin toparlanıp diğerinin toparlanmaması, iyileşmenin yapısal değil konjonktürel olduğunu karşımıza çıkarıyor.

Çalışma durumuna göre baktığımızda ise tablo çok daha keskin bir şekilde ayrışıyor. Çalışan gençlerin X,1’i, öğrencilerin T,6’sı yaşamından memnunken, iş arayan gençlerde bu oran ',2’ye düşüyor. Memnuniyette yer alan temel belirleyici unsurun işe sahip olup olmama olması, Türkiye’de gençlerin refahının ne kadar istihdam eksenli şekillendiğini ortaya koyuyor.

İş Kaygısı Azalmadı, Yön Değiştirdi

İstihdam meselesi bu raporda da hem en belirleyici hem de en karmaşık tema olmayı sürdürüyor. 2025 itibarıyla gençlerin D’ü tam zamanlı, %4’ü yarı zamanlı çalışmakta; R’si ise çalışmamakta. Bu tablo tek başına değerlendirilse bile ciddi bir kırılganlığa işaret ediyor, ancak asıl sorun bu sayıların ardındaki dinamiklerde gizli.

İş bulma kaygısı beşinci raporda w,1 ile zirveye çıksa da 2025’te bu oran q,9’a geriledi. Bir iyileşme olsa da hâlâ her on gençten yedisinin iş bulmayı zor gördüğü bir tablodayız. Üstelik bu kaygı farklı gruplara göre dramatik biçimde farklılaşıyor: İş arayan gençlerde ,9’a, ev gençlerinde ise ,2’ye çıkıyor. Piyasanın dışında kalan gençler için iş kaygısı soyut bir endişe değil, günlük hayatın bir parçası haline geliyor.

Girişimcilik: Umudun Son Kalesi Sarsılıyor

Bu raporda beni en çok düşündüren veri, girişimcilik eğilimindeki dramatik düşüş oldu. 2017’de gençlerin b,9’u kendi işini kurmak istiyordu. Bu oran 2019’da P, 2021’de G,9 iken 2023’te G,9’da sabit kaldı, 2025’te ise 5,8’e geriledi. İş bulmak zor, ücretler yetersiz, nepotizm yaygın derken kendi işini kurmak umudun son kalesi gibiydi. Son dönemdeki belirsizlik ortamı, girişimcilik motivasyonunu etkilemiş görünüyor.

Bu düşüşün tek tip olmadığını görmek de önemli. Girişimcilik eğilimi erkeklerde B,9, kadınlarda (,7 düzeyinde; 18–23 yaş grubunda @,3, 24–29 yaş grubunda ise 2,4. Yaş ilerledikçe ve gerçeklikle daha fazla temas arttıkça hayal de kırılıyor. Ev gençlerinde ise bu oran yalnızca ,9.

Girişimcilik eğiliminin bu denli hızla gerilemesi yalnızca bireysel bir tercih değişikliği değil, sosyal hareketliliğin temel kaynaklarından birinin kapanmaya başladığının işareti. İstihdama dahil olamayanların, en azından kendi işlerini kurarak ekonomik bağımsızlığa erişebildiği bir dinamikten söz ediyorduk. Bu dinamiğin zayıflaması, gençleri ne çalışan ne de girişimci olabilecekleri, yalnızca bekleyecekleri bir konuma götürüyor.

Maddi Kırılganlık: Geçici Değil, Yapısal

Maddi durumdan memnuniyet 2017’deki a’den 2025’te @,4’e gerilemiş. Gençlerin yalnızca ,3’ü kendini “iyi durumda” görürken 2017’de bu oran çok daha yüksekti. Kendini “orta halli” olarak tanımlayanların oranı ise 2017’deki `,5’ten 2025’te B,3’e düşmüş. Bu sıkışma, orta gelir grubunun erimesiyle paralel gidiyor.

Göreli yoksunluk belki de bu raporun en çarpıcı verisi. 2017’de f olan bu oran 2025’te ’e ulaşmış. İş arayan gençlerde bu oran ,9, öğrencilerde ,7, ev gençlerinde ,1. Çalışan gençlerin bile t,6’sı ihtiyaç duyduğu gelirin altında........

© Daktilo1984