menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Semiha Berksoy: Kendi mitolojisini yaratan sanatçı

86 0
29.03.2026

Minicik bir kız çocuğu. Yaşı Cumhuriyetimizden daha büyük olan bir öncü. Her an patlamaya hazır bir volkan. Hiç durulmayan bir çağlayan. Yeryüzünün tüm renklerinden daha renkli bir kişilik.

Semiha Berksoy’u en çok “yaratıcılık” sözcüğü anlatabilir. Yüreğini ve bedenini kasıp kavuran kıvılcım, tutuşma noktasına ulaştığında... İçindeki çağlayan kendi kabına sığmaz olduğunda... Işık hedefine kilitlendiğinde... Yeteneği ve düş gücü, ses ya da nota olup; çizgi, benek, renk olup; duygu fırtınası, kavram, düşünce ve eylem olup ortaya dökülüyor ve tüm bir yaşama dönüşüyordu.

Semiha Berksoy, opera, müzik, sinema, tiyatrodan plastik sanatlara uzanan muhteşem bir sanatçıydı ama aynı zamanda benim dostumdu, arkadaşımdı, birbirimizin sırdaşıydık. Onu hâlâ çok özlüyorum. Neyse ki ocak ayından bu yana özlemimi, İstanbul Modern’deki, sanatçının şimdiye dek düzenlenmiş en geniş kapsamlı sergisinde gidermeye çalışıyorum.

“Semiha Berksoy: Tüm Renklerin Aryası” sergisini ocak ayından bu yana birkaç kez gezdim. Ve her seferinde farklı tatlar aldım. Bu yazıyı yazma nedenim: Günler haftalar çabuk geçiyor. Hâlâ izlemeyen varsa mutlak izlesin, karanlık yerini aydınlığa bıraksın demek içindir.

Önce şunu vurgulamalıyım: Serginin küratörleri ve seçtikleri sergileme biçimi de harika! Katalog da öyle! Müzenin şef küratörü Öykü Özsoy Sağnak, küratör Deniz Pehlivaner ve asistan küratör Yazın Öztürk’e alkışlar... Olayı, bir “sergi”den çok adeta “teatral bir yolculuğa” dönüştürmüşler. Semiha Berksoy bunu çok sevecekti. Zaten kendi de yaşamı da eserleri de teatraldi.

Onu tek ve benzersiz kılan düşünce biçimi, yaratma biçimiydi. Farklı sanat alanları........

© Cumhuriyet