Songül ve Mahmut Telli
Zülfü Livaneli, “Serenad” isimli romanında “Türkiye’de her ailenin bir hikâyesi vardır” der. Balkan Savaşı, Çanakkale Savaşı, Sarıkamış, Kurtuluş Savaşı, 12 Mart’ın mağdurları ve 12 Eylül’ün muğlak kayıpları bu duruma neden olmuştur. Örneğin bir Kurtuluş Savaşı çocuğu olan babam 20 yaşına geldiğinde annesinin ismini bilmiyormuş. Nüfus dairesine gider, orada annesinin adı Havva olarak yazıyormuş. O da Havva zanneder. Oysa az sonra öğrenir ki babası belli olmayana baba adı olarak Abdullah, annesi belli olmayana da Havva yazarlarmış. Bir yıl sonra köyüne gidip öğrenir ki annesinin adı meğer Kıyafet’miş.
Acısıyla, tatlısıyla kendine özgü hikâyesi olan bir Türk ailesi de Telli ailesidir.
Songül Telli, Gazi Yüksek Öğretmen Okulu mezunu bir öğretmendi. Ankara’da öğretmenlik yaptı. Almanya’da uzun yıllar Türk gençlerine ana dillerini, edebiyatlarını ve kültürlerini öğretti. Öğrencileri tarafından çok sevilirdi. Mart 2026’da 89 yaşındayken aramızdan ayrıldı.
Songül ve Mahmut Telli çifti Ankara’da tanışmışlar ve evlenmişlerdi. Genç mühendis Mahmut Telli nişanlı oldukları dönemde bir çiçekçiye abone olmuş, her hafta nişanlısına bir demet çiçek göndertmişti. Evlilikleri 60 yıl sürdü.
Çiftin Cenk ve Cem adlı iki oğulları olmuştu. Ailenin başına gelen felaket Cenk’i 19 yaşındayken Almanya’da bir trafik kazasında kaybetmeleriydi. Mahmut Telli uzun yıllar Hessen Eyaleti ADD (Atatürkçü Düşünce Derneği) başkanlığı yapmıştı. Bizi konferans vermek için Frankfurt’a davet etti. Uçak, konaklama ve konferans ücreti almadan........
