Gençliğin ‘NATO’ya hayır’ haykırışı boşuna değilmiş...
“Bizim 68’liler” kuşağının ruhunu boğmaya dönük, Deniz Gezmiş’ler, üç fidanın bin bir dolap çevrilerek idam edilişlerine; “üçe üç” nidaları ile kapıları açmanın boşuna olmaması gibi... Menderes hükümetinin çoğulcu demokrasiye geçiş adına, gerçeğinde bu ülkenin yağmacı sağdan kitlelerinin, tüccarlarının, çıkarlarına hizmet etmesi, ülkenin Cumhuriyet devrimleri ile sağlanmış kazanımlarını yağma ettirmesi çok başka. Yetmez, on yıllık iktidarları icraatlarının özellikle ikinci 5 yılında hızla diktatoryal bir düzene geçişleri çok başka.
Gerçeğinde ağababalıklarını yapan, büyük Amerika gidişlerinin zamanının geldiğine de karar vermişti. Menderes, can havliyle gerçeği görüp Rusya’yla bağ kurma, gidiş için çaba göstermişken “Yassıada yargılamaları” olarak yaratılan, elbette insan hakları, hak hukukuna da aykırı bir formül türetilmişti. İşledikleri haksızlık, hukuksuzluklar üzerinden “Yüce Divan”da yargılanmaları gerekiyordu. “Üç idam” kararı vicdana, hukuka aykırı sonuçları, kurulmuş emperyal tuzak senaryosu ile kirli algı yönteminde bir kez daha ülkemizin aydınlanmacıları ile........
