BAYRAM GELMİŞ
Bayram gelmiş… neyime.
İnsan bazen neşenin başrolde olması gereken günlerin eşiğinde donakalıyor.
Dünya öyle bir yerden geçiyor ki, sevinç artık insanın içine kendiliğinden düşen bir duygu değil… Sanki yolu kapanmış gibi. İçeri girmek istiyor ama eşiğinde birikmiş acılara çarpıyor, bir şekilde içeri sızsa bile kalacak yer bulamıyor kendine.
Ufuk aydınlık değil. Özellikle bizim coğrafyamızda hiç değil.
Bir yerlerde masum insanlar durmaksızın öldürülüyor; çocukların sınıfları birkaç dakikada enkaza, o enkaz da sessiz mezarlara dönüşüyor.
Bütün bunlar kader değil; soğukkanlı tercihler, hesaplanmış kararlar. Masalarda oturup birtakım haritaların üzerinde çizgiler çizen, insan hayatını rakamlara indirgeyen, en vahşi yıkımı bile “operasyon” denen steril bir kelimenin arkasına saklayan o karar vericilerin eseri. Hedefli suikastlar artık devlet aklının değil, çete refleksinin diliyle konuşuyor; sınırlar siliniyor, kurallar buharlaşıyor. Gücün sarhoşluğuyla tepinirken geride kalan hayatları umursamayan büyük aktörler… Kendi gücünü büyütmek için milyonların hayatını hiç eden iktidar sahipleri… Küresel söz söyleyen ama insana dair hiçbir söz taşımayan o soğuk ve hastalıklı akıllar… Düpedüz haydutlaşmış, gücü eline geçirmiş vahşi iradeler. Filler tepinirken karıncaların ezildiği bir düzen.
Öte yandan, savaş olmasa bile hayat çoğumuz için ağır. Ekonomik kriz derinleşiyor, gıda pahalılaşıyor, iklim dengesini kaybediyor. Geçim derdi büyüyor, enflasyon emeği eritiyor. Çalışan ama karşılığını alamayan, yoruldukça yoksullaşan geniş bir çoğunluk var.
İşsizlik, güvencesizlik, liyakatsizlik, adaletsizlik, umutsuzluk, yarın ne olacağını bilememe hali, gelecek kaygısı, “kalmalı mıyım, gitmeli miyim?” Göç…
Hayalleriyle arasında Berlin duvarı olan milyonlar…
Sadece Lübnan’da, İsrail saldırıları sonucunda, birkaç gün içinde bir milyon insan evini, yurdunu, anılarını geride bırakıp yollara düştü. Bir ülke yerinden söküldü. Geriye kalan, dağılmış hayatlar ve insanın içini kanatan bir perişanlık.
Bitmeyen bir yorgunluk… Sanki herkes biraz tükenmiş… Nefes almak bile çaba........
