menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Gençliğini kaybeden ülke

37 0
22.05.2026

“Asım’ın nesli”, “Fatih’in ruhu”, “TEKNOFEST kuşağı”, “imanlı ve ahlaklı gençlik”, “Türkiye Yüzyılı’nın mimarları”... 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı’nda Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, AKP Gençlik Kolları tarafından Kocaeli’nde düzenlenen büyük bir stadyum buluşmasında gençlere seslendiği konuşması sembolik ve ideolojik referanslarla bezeliydi. Zaten başka şey de yoktu. Hiç olmadı. Olamaz da.

24 yıldır Türkiye’yi tek başına yöneten AKP iktidarının başındaki kişinin konuşması ile Atatürk’ün ülkeyi emanet ettiği gençlerin gündelik gerçekliği arasındaki ciddi yarılmayı gözler önüne serme açısından ilginçti.

Gelin önce konuşmanın satır aralarını yorumlayalım: AKP’nin daima gençleri siyasi-ideolojik aidiyet üzerinden tanımlanan bir “kadro” gibi görmesi... “Sizi aparat olarak kullanmak isteyenler”, “tahriklere kapılan gençler” gibi ifadelerle onları sürekli olarak “tehlikelere karşı korunması gereken kitle” olarak tarif etmeyi yeğlemesi... Aidiyet, birlik, dava, gelenek, medeniyet, sadakat, iman vurguları... Özgür düşünen bireyler topluluğu değil, yönlendirilmesi gereken bir sosyolojik güç olarak görüyor olmaları... Ülkenin geleceğinin değil kendi siyasi geleceğinin derdine düşmüş bir iktidar karşımızdaki.

Oysa bugünün gençliği büyük ölçüde ekonomik sıkışmışlık, güvencesizlik ve geleceksizlik hissi içinde yaşıyor. Toplumsal çürümenin en ağır bedelini........

© Cumhuriyet