Vurdumduymaz AKP
5 Temmuz 2026 günkü Sözcü gazetesinin manşeti uyandırıcı bir tokat gibi indi milletin suratına: “Türkiye içeride butlanla uğraşırken Doğu Akdeniz’deki enerji sahalarını kaybediyoruz. ŞARA, ÇAYI BİZE İÇİRDİ PARSELİ ABD’YE VERDİ. Ahmet Şara yönetimi, KKTC’nin doğusundaki Lazkiye açıklarını Amerikan, Fransız ve Katarlı şirkete açtı. 3.6 milyon sığınmacı yükünü taşıyan Türkiye ise dışarıda kaldı.”
Sözcü de biraz tuhaf! Görünen köyün kılavuza ihtiyacı mı olur? “Arap, Türkten nefret eder!” önyargımı rafa kaldırıp yazıya devam ediyorum. Nizamülmülk Medreseleri’ni anlatmazsam bu yazı eksik kalır. Ahmet Şara adlı adamın Türkiye zararına yaptığı işlere karşı AKP iktidarının tepki göstermeyeceğine dair köklü bir inancı var. Ülkemizin kanını sömüren 3.6 milyon Suriyeli sığınmacının Türkiye’den ülkelerine postalanmayacağını düşünüyor. Düşünmekle kalmıyor, buna inanıyor: AKP, önünde sonunda bu 3.6 milyon Suriyeli sığınmacıyı ilk seçimde kendisine oy versin diye TC vatandaşı yapacak.
Telos Yayınları’nı yönettiğim sırada Amin Maalouf’un Arapların Gözüyle Haçlı Seferleri adlı kitabını okurun gözünü açması amacıyla 1997 yılında yayımlamıştım ve Amin Maalouf çok mutlu olmuştu. Sözünü ettiğim kitabın son sözünden (s.335) kısa bir bölüm aktarıyorum:
“Peygamberin cemaati, IX. yüzyıldan itibaren kaderine egemen olmaktan uzaklaşmıştır. Yöneticilerinin neredeyse tümü yabancıydı, iki yüzyıllık Frenk işgali sırasında resmi geçit yapan bu çok sayıda kişiden hangileri Araptı? Vakanüvisler, kadılar, birkaç yerel küçük emir -İbn Ammar, İbn Munkid- ve iktidarsız halifeler. Fakat gerçek iktidar sahipleri, hatta Frenklere karşı mücadelenin başlıca kahramanlarından Zengi, Nureddin, Kuduz, Baybars, Kalavun Türktü...”
“Eğri oturup doğru konuşalım” derler ya...........
