menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Sosyalizm ve laiklik

41 0
20.04.2026

Laiklik, dinin devlet, siyaset, hukuk, eğitim işlerine karışmaması ve müdahale etmemesi, devletin de dindar vatandaşın dini inanç ve ibadet özgürlüğünü ve dindar olmayan vatandaşın felsefi görüşünü ve yaşam tarzını güvence altına almasıdır.

Laiklik demokrasinin ve cumhuriyetin, başka bir deyişle halk egemenliğine dayalı yönetim biçiminin önkoşullarından birisidir. Laikliğin geçerli olmadığı bir ülkede halk değil, ruhban sınıfı egemen olur. Laikliğin geçerli olmadığı bir ülkede, papa, patrik, kardinal, halife, şeyhülislam, tarikat ve cemaat liderleri egemen olur. Laikliğin geçerli olmadığı bir ülkede demokrasi değil teokrasi geçerli olur.

Halk egemenliğine dayalı yönetim biçiminin diğer önkoşulları da, çok partili serbest seçimli parlamenter düzen; yasama, yürütme, yargı arasında güçler ayrılığı; düşünceyi ifade, yayınlama, medya, örgütlenme özgürlüğü; ekonomik ve sosyal adalet; temel nitelikli eğitim seviyesidir.

Demokrasinin ve cumhuriyetin kurulması için laiklikle birlikte bu önkoşulların tamamının yerine getirilmesi gerekir. Bu altı önkoşulun birisi veya birden fazlası değil, hepsi birden yerine getirilirse, cumhuriyet ve demokratik bir düzen gerçekten kurulmuş olur.

Emperyalizm ve kapitalizm, laiklik karşıtı hareketleri, kendi varlığını sürdürmek için bir araç olarak kullanmaktadır. Teokratik siyaset, hem........

© Cumhuriyet