İran sorunu
ABD’nin ve İsrail’in, uluslararası hukuku devre dışı bırakarak İran’a saldırmaları kabul edilemeyeceği gibi, İran’daki yönetimin kendisine saldırmayan ve ABD üslerini kendisine karşı kullanmasına izin vermeyen ülkelere saldırması da kabul edilebilir değildir.
İran yönetimi böylece savaşı bölgeye yaymış; Suudi Arabistan, Katar, Bahreyn, Birleşik Arap Emirlikleri, Kuveyt, Umman, Azerbaycan ve Irak’a saldırılar gerçekleştirmiştir, ayrıca petrol ve doğalgaz ulaşımı açısından yaşamsal önemde olan Hürmüz Boğazı’ndaki uluslararası suları ve Umman ile BAE’nin ulusal karasularını işgal etmiştir.
İran’daki yöneticilerin, ABD üslerine sahip olan tüm ülkelerin hedef olduğunu açıklaması ve İran’dan Türkiye’ye üç farklı tarihte üç adet füzenin fırlatılmış olması, İran’ın Türkiye’yi de tehdit ettiğinin ve Türkiye’yi savaşın içine çekmeye çalıştığının göstergesidir.
Türkiye’nin bu provokasyonlara kapılmamış olması ve savaşın bir parçası olmamak için büyük bir çaba göstermesi, ayrıca İran’ın din, mezhep ve etnik kimlik üzerinden bölünmemesi için de bir tavır geliştirmesi, doğru bir tutumdur.
Ancak Türkiye’de bazı odakların, kendisine yönelik saldırgan bir tutum sergileyen İran yönetimini savunmaları kabul edilebilir bir durum olmadığı gibi, vatanseverlikle de bağdaşmamaktadır.
İran yönetiminin Türkiye’deki........
