menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Hürmüz krizi

63 0
23.03.2026

ABD’nin ve İsrail’in İran’a saldırmasının sonucunda, İran’daki yönetimin ABD’ye ve İsrail’e yanıt vermekle kalmayıp, İran’a saldırmayan ve topraklarındaki ABD üslerinden İran’a saldırı düzenlenmesine de izin vermeyen Suudi Arabistan, Katar, Bahreyn, Birleşik Arap Emirlikleri, Kuveyt, Umman ve Irak’a da saldırması, petrol ve doğalgaz tesislerini bombalaması, Hürmüz Boğazı’ndan geçen sivil ticari gemileri batırması ve tehdit etmesi, küresel çapta bir ekonomik ve siyasi krize dönüştü.

Bu krizin sonucunda petrol ve doğalgaz fiyatlarındaki artıştan dolayı, savaşla uzaktan yakından ilgisi olmayan dünya halkları da olumsuz etkilenmeye başladı, olan yine yoksul kesime, orta sınıfa ve orta üstü sınıfa oldu!

Bir yandan kendisini dünyanın ve Ortadoğu’nun polisi yerine koyan ABD’deki ve İsrail’deki emperyalist ve faşist yönetimler, bir yandan da kendisini “Tanrı’nın yeryüzündeki temsilcisi” yerine koyan İran’daki teokratik diktatörlük, dünyanın zaten dengesiz olan durumunu daha da dengesiz bir hale soktular.

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Faisal bin Farhan Al Saud’un geçtiğimiz günlerde, Suudi Arabistan’ın ve Körfez ülkelerinin “çok önemli kapasitelerinin ve yeteneklerinin” olduğunu ve “sabırlarının sınırsız........

© Cumhuriyet