Az-öz ve halkın yakıcı sorunlarını bayrağa taşıyın
Mademki yeni bir parti kuruluyor, yıllardır içinde bulunduğumuz (ben diyeyim 10, sen de 20 yıl) olağanüstü koşulların yıprattığı toplumun, tüm devlet kurumlarının ayakları üzerine oturtulmasını önceliğine alması gerekir. Konumuz bugünkü aşamada “ideolojik” açıklamalar, sağ-sol kavram tercihleri ve açıklamaları değil. İlk aşamada tek adam rejiminin harap ettiği başlıca insani değerleri bir “demokratik devrim”le, kullanılabilir, yaşanabilir, içselleştirilebilir duruma getirmektir.
Bunu gerçekleştirmenin onurunu ancak sosyal demokrat/sol bir parti taşıyabilir. Partinin kimliğine kimse bakmayacak, sadece ülkede estirdiği yeni rüzgârla anılacak: “Bunları onlar yaptı.” Kim onlar? Sosyal demokratlar, sol eğilimliler...
Nasuh Mahruki’nin 15 Temmuz yorumuyla tutuklanmasına geçirilen “halkı kin ve düşmanlığa” kışkırtmak gibi (yüzlerce başka örneği var!) ucube bir kılıfı yırtıp atarak çiğnenen anayasanın ifade özgürlüğü maddesini yaşanır kılmak. Bir özgürlük rüzgârı estirmek! Halkı korkmadan konuşur kılmak...
O halde, yeni partinin bayrağına “özgürlük” yazmak. Hakaret içermeyen halen tutuklu bulunan ifade, yorum ve mizah özgürlüğü, korkmadan konuşan tartışan bir toplum ve ülke!
Verdiği kararların yasalara ve anayasaya aykırılığı tescil edilmiş yargı mensuplarının, devlete çıkarılan tüm tazminatların yargıçlara rücu ettirilmesi! Yasalarda belirtilen kurallara uymayan, aykırı hareket eden savcıların, tescil edilmiş suçlamalardan sorumlu tutulması! Bu amaçla gerekli düzenlemelerin........
