Savaş sonrası şehit ve gazilerin hakları - Çağatay Güler
Milli Mücadele’nin askeri olarak kazanılmasından sonra, özellikle 1922– 1930’lu yıllarda, yeni Türkiye devleti, ülkenin savaş sonrası ekonomik durumuna karşın şehitlerin aileleri, harp malulleri ve gaziler için çeşitli sosyal, ekonomik ve onurlandırıcı düzenlemeler yaptı. Ancak savaş sonrasındaki büyük yoksulluk, nüfus kayıpları ve bütçe darlığı nedeniyle uygulamalar büyük güçlüklerin göğüslenmesi gerekti; sistem maaş, ikramiye, yetimlerin korunması, iskân/ toprak desteği, emeklilik-malullük hakları ve İstiklal Madalyası gibi farklı düzengeler üzerinden aşamalı olarak gelişti.
Bu politikanın temelleri daha savaş devam ederken atılmıştı. Örneğin 3 Temmuz 1921 tarihli bir kararnameyle, belirli Kuvayı Milliye mensuplarından malul kalanlara ve şehit olanların ailelerine düzenli ordu mensuplarına benzer biçimde maaş bağlanması kabul edildi. Ayrıca 1921’de şehit ailelerine ve malul kalan askerlere bir defalık nakdi ödül verilmesini öngören düzenlemeler gündeme geldi.
YAŞAMA KATILIM İÇİN TEŞVİK
Cumhuriyetin ilanından hemen sonra bu yaklaşım sürdürüldü. 7 Şubat 1924’te TBMM, Milli Mücadele’de şehit olan gönüllü ve subayların ailelerine maaş bağlanmasına ilişkin bir kanun kabul etti. Bu düzenleme özellikle önemlidir; çünkü yardım anlayışının giderek devlet tarafından tanınmış sürekli bir hak niteliğine dönüşmesinin örneklerinden biridir.
O dönemin mevzuatında bugünkü anlamdaki genel “gazi” kavramından çok “harp malulü” kavramı öne çıkıyordu. Savaşta yaralanarak çalışma gücünü kaybeden askerler için malullük ve........
