Nolan, Homeros ve Mavi Anadoluculuk - Mahmut Aslan
Christopher Nolan’ın The Odyssey filmi dünyanın dört bir yanında büyük ilgi görüyor. Homeros yeniden keşfediliyor. Aslında keşfedilen yeni bir şey yok. Unutan biziz. Çünkü Homeros’un evi Batı değil, Anadolu’nun Ege kıyılarıdır. İlyada ile Odysseia’nın doğduğu dünya, İzmir’den Troya’ya, Ege’nin iki yakasına uzanan coğrafyadır. Buna karşın Homeros, yüzyıllardır Avrupa uygarlığının kurucu ozanı olarak anlatılırken biz onu çoğu zaman “Yunan şairi” diyerek kendi tarihimizin dışına ittik. Oysa bu mesele Türkiye’de 70 yıl önce tartışılmış ve güçlü bir cevap verilmişti.
MAVİ ANADOLU’NUN BÜYÜK İDDİASI
Halikarnas Balıkçısı, Azra Erhat, Sabahattin Eyüboğlu ve Vedat Günyol’un geliştirdiği “Mavi Anadolu” düşüncesi bir tarih, kültür ve uygarlık teziydi. Onlara göre Batı’nın “Yunan mucizesi” diye anlattığı klasik uygarlığın önemli kaynaklarından biri Anadolu’ydu. Halikarnas Balıkçısı bunu şöyle özetliyordu: “Yunanlıları severim. Ama inadına Anadolu’yu bir Yunanistan yankısı saymak olur mu? Oysaki Yunanistan bir Anadolu yankısıdır.” Bu düşünce Yunan uygarlığını küçümsemiyor, onun beslendiği Anadolu’yu görünür kılıyordu.
HOMEROS NEDEN ANADOLU’DUR?
Homeros’u Anadolu’nun ozanı saymamızın nedeni yalnızca İzmir’de doğduğu yönündeki antik çağ geleneği değildir. Destanlarının coğrafyası, Troya’nın dünyası ve anlatının insani duyarlılığı Anadolu ile Ege arasındaki ortak kültür havzasını gösterir. Azra Erhat’a göre Homeros’un destanlarının ruhu Anadolu’ydu. İlyada, Akhaların zaferinden çok Troya’nın acısını, insanlığını ve onurunu da anlatıyordu.
Halikarnas Balıkçısı ise daha ileri bir iddia ortaya atıyordu. MÖ 6. yüzyılda Atina’da Peisistratos döneminde Homeros metinlerinin düzenlenmesi sırasında Akhaların vahşetini gösteren bazı anlatıların dışarıda bırakıldığını savunuyordu. Troilos, Palamedes, Polyksene ve Penthesileia anlatılarının kaybolmasını da bu müdahaleyle ilişkilendiriyordu. Bu görüş filoloji açısından tartışmalıdır.........
