menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Kemalizm ve ‘nefret’ ekerler - Çiğdem Bayraktar Ör

48 0
13.06.2026

Terme Belediyesi AKP Meclis Üyesi Rümeysa Eker’in Kemalistler hakkındaki korkunç mesajı hak ettiği cezai yaptırımı görmedi. Karşımızda evrensel, entelektüel, bilimsel, özgürlükçü ve hukuki değerlere nefret kusan; sığlığına ve dipsiz cehaletine rağmen ahlak standartlarını kendi koyan bir “vasatlık vesikası” var. Bu mesaj ancak düşman uçaklarından atılabilecek adi bir propaganda metni olabilir.

Oysa Rahmi Koç’un malum fıkrasına devlet makamlarından, hükümetin basın aparatlarından anında yanıt geldi. 95 yaşındaki Koç’un fıkrasına en çok gülen de AKP’li eski Başbakan Binali Yıldırım’dı.

Koşulsuz vatan sevgisinin, kurucu iradenin, ölümü göze aldıran cesaretin tanımı olan Kemalizme yapılan bu hakaretlere karşılığı, “cehalet” ya da “ihanet” üzerinden vermek yetersiz. Türkiye Cumhuriyeti’nin atomlarını taşıyan Kemalist ideoloji “kimsesizlerin kimsesi” Cumhuriyeti ilan ederek kişileri kuldan bireye, tebaadan yurttaşa dönüştürdü. Bir ağa için eşeğinden daha az değeri olan köylüye “efendi” dedi. Osmanlı’nın yabancılara bıraktığı her şeyi geri alarak millileştirdi; toplumun yaralarını sardı, onarım ve inşa sürecini akılla, bilimle yaptı. Topyekûn eğitim, aydınlanma, sanayi ve kalkınma hamleleriyle geleneksel, ilkel bir toplum yapısından ilerici, çoksesli ve ümitli bir hedefe kilitlendi.

“Fikri hür, vicdanı hür” bireyler yetiştirmeyi ilke edindi. “Aykırı” olmak sorgusuz sualsiz kabul etmeyi, el-etek öpmeyi, biat etmeyi kastettiğinde, aykırı karakterlerin toplumda çoğalmasını yalnız arzu etmekle kalmadı, bunun için Köy Enstitülerinin tohumlarını atarak, kendi kendine yetebilen bir ulus ve ülke için kendi kendine yetebilen bireyi ortaya çıkarmaya çalıştı. Kemalistler, Doğu’ya biçilen ataleti reddetti; aklı, bilimi üstün tuttu.

Geri kalmışlıktan........

© Cumhuriyet