menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Bir Kocatepe sabahında... - Cumhur Utku

31 0
26.08.2026

26 Ağustos 1922 sabahı Kocatepe’de başlayan yürüyüş, 9 Eylül sabahı İzmir’de bağımsızlığın bayrağına dönüştü.

26 Ağustos 1922, şafak vakti Büyük Taarruz'un başladığı saatlerde Kocatepe sırtlarında Mustafa Kemal Atatürk.

ŞAFAĞI BEKLEYEN ORDU 

26 Ağustos 1922 sabahı Kocatepe’de hava henüz ağarmamıştı. Sessizlik sonsuzluk gibiydi. Dal kımıldamıyor, ağustosböcekleri ötmüyordu. O alacakaranlık açıldıkça Şuhut’taki Türk karargâhındaki subayların aylarca sakladıkları karar aydınlığa çıkıyordu.

Başkomutan Mustafa Kemal Paşa, Genelkurmay Başkanı Fevzi Paşa ve Batı Cephesi Komutanı İsmet Paşa, yalnızca büyük ve kapsamlı bir harekâtı değil, ulusun kaderini yönetiyorlardı. Taarruzun gizliliği son ana kadar korunmuştu. Birlikler gece yürüyüşleriyle bölgelerine yerleşmiş, cephane ve iaşe büyük güçlüklerle cepheye taşınmıştı. Olası bir geri çekilmenin planlanmasına bile gerek duyulmamıştı. Bu kez işgal ordusunun Anadolu’da tutunabileceği son hat da sökülüp atılacaktı.

Saat 04.30’da Türk topçusu ateşe başladı. Kocatepe’nin sessizliğini ve Başkomutanın düşünceli halini topçu hazırlık ateşi söküp atmıştı. Ardından piyade birlikleri Tınaztepe’ye, Belentepe’ye ve Kalecik Sivrisi’ne doğru ilerlediler.

ZAFERİN GÖLGESİNDEKİ İKİ TRAJEDİ 

Taarruzun ilk saatlerinde Afyonkarahisar yönündeki güçlü Yunan savunma hattı yarıldı. 5’nci Süvari Kolordusu, gece düşman gerilerine sızarak haberleşmeyi ve geri çekilme olanağını yok etmişti. Düşmanın elindeki istasyonlar, karargâhlar ve ikmal yolları tek tek kontrol altına alınıyordu. Bu, yalnız cepheden yapılan bir saldırı değil, düşmanın hareket kabiliyetini felce uğratan, planlı ve çok yönlü bir harekâttı.

Büyük Taarruz, harita üzerindeki krokilerde ilerleyen birliklerden ve arazide kazanılan tepelerden ibaret değildi. Bütün Batı Anadolu’da........

© Cumhuriyet