menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

‘Özgürlük tam olmalıdır, her alanda ve herkes için’ - Cevat Bayrak

23 0
yesterday

Felsefeci, dilbilimci, eleştirmen, şair ve sanat tarihçisi Doç. Dr. Mustafa Bedrettin Cömert bundan 48 yıl önce, 11 Temmuz 1978’de Ankara’da sabah saatlerinde alçakça düzenlenen silahlı saldırı sonucu öldürülmüş; eşi Maria ise ağır yaralanmıştı. Halkta ve aydınlar arasında korku salmak için türlü terörist eylemler düzenleyen, savunmasız insanlara haince pusu kurup sayısız suikastlarda bulunan, toplu katliamlar yapan, emek, bilim, sanat, felsefe düşmanı gerici katiller gerekli şekilde yargılanmadı ve hak ettikleri cezaları almadılar. Cömert, Temmuz 1971 tarihli “Edebiyat Eleştirisinde Yöntem” başlıklı yazısında bunları şöyle tarif ediyordu: “Bir yanda korkunun kıskacında paniğe kapılmış bir sınıfın faşist soytarılıkları ülkeyi kana boğmak isterken...” Mahkeme kayıtlarında adı geçen ya da geçirilmeyen bu insanlık düşmanlarını bir kez daha kınıyoruz.

Şair Hasan Hüseyin, Sivas Gürün’deki tanışıklıklarından bu yana yakın arkadaşı olan Cömert’in dergilerdeki yazılarını “Eleştiriye Beş Kala” adını verdiği bir kitapta toplamıştı. Onun bu kitaptaki yazılarından yola çıkarak eleştiri, sanat ve özgürlük kavramları hakkındaki görüşlerine kısaca değinelim.

ELEŞTİRİMİZİN DURUMU 

Cömert’e göre eleştiri, nesnel ve bilimsel nitelikli bazı temel ilkelere bağlı kalınarak yapılmalıdır. “Bir yazarı, bir sorunu açarak; anlayışımıza, beğenimize ışık tutan, yazı ve yapıtlarıyla bilgilerimize yeni şeyler ekleyen değerli eleştirmenlerimiz var. Ama hemen hepsinde çok önemli bir de eksik görülüyor: Eleştiri sorunları bakımından çağdışı kalmış olmaları... Evet, eleştiri gerçekçi olmalıdır ama kaba ve kolaycı bir........

© Cumhuriyet