Hepimizin yaşıtı Şükran abla!
1 Eylül Dünya Barış Günü’nde gazetemizin emektarı, meslek büyüğümüz, adı Cumhuriyet’le bütünleşmiş Şükran Soner’i, hepimizin hitabıyla Şükran ablayı yitirdik.
“İnsan” yanından başlamak gerekirse o herkesin ablasıydı ama aynı zamanda yaşıtıydı. Hepimiz ona hem danışabileceğimiz bir büyüğümüz hem her şeyi konuşabileceğimiz yaşıtımız gözüyle bakardık.
Cumhuriyet gazetesinin bütün süreçlerinde önceliği hep gazeteye, gazetenin yaşamasına verdi. Gerilimli anlarda herkesle konuşabilen başlıca kişiydi. Kimin ne derdi varsa bıkmadan usanmadan dinlerdi. Eee ablalık kolay değil!
Gazeteyi, Türkiye’nin sorunlarını konuşurken her nasılsa bir şekilde konuyu oğlu Devrim’e, gelinine, torunlarına getirirdi. Yüzünün en parladığı anlardı. Rus gelin Natali’nin iyi Türkçe konuşan bir yurttaşımız olmasında payı vardı. Torunlar zaten ailenin yaşam değerleriydi:
Gazeteci Şükran Soner’i, Cumhuriyet’e girdiğim 1986 yılında dev bir yazı dizisiyle tanıdım. Sovyetler Birliği çökmemişti. Ukrayna sınırları içindeki Çernobil nükleer santralında meydana gelen patlama gizlenmişti. Korkunç gerçek zamanla ortaya çıktı. Başta Ukrayna çevresi, Doğu Avrupa, Karadeniz olmak üzere bütün dünyayı saran........
