menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Dini siyasete alet edenler

31 0
13.04.2026

İslamabad buluşması; ateş hattının durulması ve Hürmüz kilidiyle birlikte uçuşa geçen küresel enerji piyasasını dindirmek için bir nefes olarak görüldü. Ne var ki büyük umutla başlayan İran-ABD teması, 21 saatin ardından duraksayıp bildik karşılıklı tehdit diline geri döndü. Savaşın yeniden başlayabileceği kaygıları arttı. Ancak gelgitli Trump politikasını göz önüne alırsak tümüyle masa devrildi demek çok iddialı olabilir. Savaşın alevlenmesi gibi, anlaşma zemininin sağlanması olasılığı da mevcut. Buradaki kilit noktalardan biri Trump’ın savaş söylemlerinin itici gücü olan müttefiki İsrail’in tutumu ve aynı zamanda bu “gücü gücüne yeten” kirli zihniyetine karşı küresel çapta caydırıcılık etkisi olan birlikteliğin, demokratik mücadele zemininin nasıl sağlanacağı.

Herkesin bildiği gibi Netanyahu cephesi, İran ve Lübnan’a ölümcül ateşin peşinde. Filistin, Suriye’yi de içeren yayılmacılık zihniyetini gizlemiyor. Dini siyasete alet ediyor. Yetmiyor, Türkiye’yi de hedef alarak provokatif açıklamalar yapıyor, Kürt kartını kullanma siyasetini sürdürüyor. Netanyahu niye bu yola giriyor derseniz, iç kamuoyunda kendisine karşı artan tepkilerin farkında. Körfez’den Türkiye’ye herkesi kışkırtmaya çalışacak ki kendi radikal, şahin kitlesinde mevzileri sıkılaştırsın, iktidarını sürdürebilsin. Savaşı yayarak destek yaratsın. Ama gerçek olan, İsrail’in küresel dayanışma hattında........

© Cumhuriyet