menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

‘Uzun ince bir yoldayım...’

222 0
03.05.2026

Sevgili okurlarım; 1 Mayıs günü yollardaydım, 25. Afyon Klasik Müzik Festivali nedeniyle gittiğim Afyon’dan dönüyordum. Çeyrek asırdır olmuş, yıllardır klasik müziğin, cazın ustalarını dinlemişim, Afyon okullarında öğrencilerle buluşmuşum, Frikya Vadisi’ni adım adım dolaşmışım, Afyonkarahisar Açıkhava Kadın Cezaevi’nde analarının balerin etekleri giydirdiği kız çocuklarının, sahnede flüt çalan genç kıza öpücükler gönderdiğine tanık olmuşum. Ve zamanlar geçmiş, birden yolun akıp giden manzarası beni geçmiş yıllara götürüyor. 1.1.2013 yılındayım, gene yollardayım ve mavi bir gök altında İlhan abiyle vedalaştığım Hacıbektaş yolundayım.

Hava çok soğuk ama gök masmavi, bulutlar usuldan kar topluyor ve yeni yılın ilk günü, Hacıbektaş’ta Çilehane yolunda ağır ağır yürüyorum. Az sonra İlhan Selçuk’la Turhan Selçuk’un mezarlarının bulunduğu bölgede olacağım ama üzgünüm, İlhan abiye (o her zaman benim için abi olmuştu) anlatacak fıkralarım yok, dedikodularım yok, belleğim sadece geride bıraktığımız yılın yüzlerce olumsuz olayıyla işgal edilmiş durumda.

O da ne, çoluk çocuk iki aile benimle birlikte Ozanlar Yolu’nda ilerliyor. Çocuklar şen şakrak, Âşık Veysel’in heykelinin bulunduğu alana doğru koşarak gidiyorlar. Durup onları seyrediyorum. İşte Âşık Veysel heykelinin yanına vardılar. Kızlardan biri, yaşı altı yedi yok, heykelin hemen yanındaki direkteki bir düğmeye bastı ve Âşık Veysel’in en güzel türkülerinden........

© Cumhuriyet