menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Üç Taş, Dört Bölüm

27 0
29.06.2026

Bazen memleketin gündemi insanın önüne bir masaya bırakılmış üç taş gibi düşüyor. Birine dokunuyorsunuz, içinden mizah çıkıyor; ötekine dokunuyorsunuz, eski bir film karesi gibi hüzün beliriyor; üçüncüsüne gelince siyaset bütün ağırlığıyla masaya oturuyor. Sonra bakıyorsunuz, o üç taş kendi içinde dört ayrı bölüme ayrılmış: Gülmek, kaybetmek, temsil ahlakı ve bitmeyen koltuk hesapları…

Deniz Göktaş’ın gösterisini izlerken insan bir kez daha fark ediyor; mizah yalnızca güldürmek değildir. Hatta bazen en ciddi sözler, sahnede en rahat söylenen cümlelerin arasına saklanır. Güldüğümüz yerde çoğu zaman acıyan yanımızı da görürüz. Kahkaha hafif görünür ama kimi zaman insanın içine ağır bir taş gibi oturur.

Bizim ülkede mizahın kaderi biraz da böyledir. İnsanlar bazen haber bültenlerinde bulamadıkları hakikati bir komedyenin cümlesinde yakalıyor. Salonda ya da ekran başında gülüyoruz ama o gülüşün içinde yorgunluk da var, öfke de var, çaresizlik de… Deniz Göktaş’ın yaptığı şeyin ilgi görmesinin nedeni yalnızca esprilerin zekâsı değil bence. O esprilerin arkasında hepimizin bildiği, hissettiği ama çoğu zaman yüksek sesle söylemekten kaçındığı bir toplumsal hâl var.

Mizah bazen nefes alma biçimidir. Ama bir toplum sürekli mizahla nefes almaya çalışıyorsa, orada başka bir tıkanıklık da var demektir.

Sonra bir başka haber düşüyor önümüze: Kadir İnanır’ı kaybettik.

Bu cümle yalnızca bir oyuncunun ölümünü anlatmıyor. Bir dönemin, bir sinema hafızasının, perdede büyüyen bir kuşağın da yavaş yavaş aramızdan çekilişini anlatıyor. Selvi Boylum Al Yazmalım’ın İlyas’ı, Tatar Ramazan’ın dik bakışı, haksızlığa karşı önce duruşuyla konuşan o karakterler… Kadir İnanır, yalnızca filmleriyle değil, bakışıyla da yer etti belleğimizde.

Elbette her insan gibi onun da tartışılan, farklı değerlendirilen yanları olmuştur. Zaten insan dediğimiz şey yalnızca alkışlardan ibaret değil. Hataları, tercihleri, suskunlukları ve yanılgılarıyla da bir bütün. Ama bir kaybın........

© Cumhuriyet