menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

DENİZ ÜSTÜ KÖPÜRÜR

24 0
25.04.2026

Devletler sadece cephelerde savaşmazlar. Düşman da her zaman karşımıza gerçekte ait olduğu üniforma ve rütbeyle çıkmaz. Türkçe konuşan, Türkiye’ye dahilmiş gibi davranan, aslında dersine iyi çalışmış/çalıştırılmış provokatör bir ajan olabilir yanımızda görünen. Ergenekon, Balyoz kumpaslarının ortaya koyduğu FETÖ gerçeğinde, acı bir biçimde deneyimlediğimiz gibi. 

22 Ocak 1993. Uğur Mumcu, Cumhuriyet’teki köşesinde imam hatip okullarını bitirenlerin harp okullarına girişini engelleyen yasada tasarlanan değişikliği eleştirmiş; imam ve hatip olarak yetiştirilenlerin emniyet müdürü, hâkim, savcı, kaymakam olabilmesinin önündeki bariyerlerin kaldırılmasındaki tehlikeye işaret etmişti. “Bu yasa tasarısı TBMM’den geçerse camilere ve okullara sokulan dinsel siyaset kışlalara da sokulmuş olacak”, diyordu. 

Soruyordu: “Bu uzun vadeli eğitim ve bürokratik yerleşim projesini kimler planlıyor? 

İmam-hatip liselerini bitirenler neden ilahiyat fakülteleri ve İslam Enstitülerine gitmiyorlar da ille de kaymakam, vali, savcı, yargıç ve subay olmak istiyorlar? Madem buradaki öğrenciler din adamı olarak çalışmayacaksa bu kadar çok imam-hatip neden açılıyor? Neden yetiştikleri alanlar dışındaki işlerde görevlendiriliyor?”  

Yazıdan iki gün sonra öldürüldü. 

Ahmet Taner Kışlalı, Fethullah Gülen’in gerçek yüzünü sorguluyordu: Devletin güvenlik birimlerinin Gülen hakkında hazırladığı raporlar yanlış mıydı, neden kimse bunları dikkate almıyordu? Daha sonra iyice ünlenecek Batı Çalışma Grubu raporu; 80 ilin valisinin 30’unun Fethullahçı olduğunu, okulların 40 bin öğrenci barındırdığını, öğrenci başına da 650 dolar harcama yapıldığını yazıyordu. Bugün “FETÖ mensubu” denen Fethullahçıların, siyasal İslamcılar içinde en tehlikelisi olduğu vurgulanıyordu. Kışlalı, uykudayken farenin kemirdiği kulağın yerinde ertesi gün kan bulunacağını hatırlattı. O da Mumcu gibi katledildi. 

Sırada Fethullahçıların sadece bir cemaat olmadığını; uluslararası bağlantılı, ekonomik kaynakları ve eğitim kurumlarıyla Türkiye için en tehlikeli tehdit odağı olduğunu yazan Necip Hablemitoğlu vardı. “Fethullah Gülen kadar cesur olmadıkça daha çok Uğur Mumcular, Ahmet Taner........

© Cumhuriyet