İnşallah canım ya!
Önce kısa bir özet: Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun ortak raporu üyelerinin oylamasına sunuldu. Rapor, 47 evet, 2 hayır (Ahmet Şık ve İskender Bayhan), 1 çekimser oy (Türkan Elçi) ile onaylandı. İktidar temsilcilerinin ağırlıkta olduğu komisyon, iktidara rapordaki deyimiyle “önerilerde” bulundu. En dikkat çeken taraflardan biri de “demokratikleşme ile ilgili öneriler” başlığı altındaki AYM ve AİHM bölümüydü.
Satır satır gidelim...
Raporda şöyle deniyor: “Anayasamıza göre Anayasa Mahkemesi kararlarının yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını ve diğer kuruluş ve kişileri bağladığı konusunda herhangi bir tereddüt bulunmamaktadır.”
Peki, bu konuda tereddüdü olanların akıbeti ne olacak? Ne mi demek istiyorum, şunu:
Mesela AYM (Anayasa Mahkemesi) Tayfun Kahraman hakkında adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine ve yeniden yargılama yapılması gerektiğine karar verdi. Ancak İstanbul’daki yerel mahkeme AYM’nin verdiği karara rağmen Kahraman’ın yeniden yargılama talebini reddetti. Yetmedi, aynı mahkeme kararında AYM “yetki gasbı” ile suçlandı. Ne olacak şimdi; AYM konusunda tereddüdü olan hâkimlere dair, kim ne yapacak? O hâkimlere bir ceza verilmeyecekse Tayfun Kahraman’a ne olacak?
Bitti mi? Bitmedi tabii...
Cumhurbaşkanı Erdoğan, AYM’ye (Anayasa Mahkemesi) yeni bir başkanvekili seçecek. T24’ten Asuman Aranca’nın haberinden öğrendim ki o kişinin de yapılan adaylık seçiminde en fazla oyu alan (58 oy) Yargıtay 3. Ceza Dairesi Üyesi Mustafa........
