menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

8 Mart yaklaşırken!

44 0
25.02.2026

Ocak ayında Antalya’da 5, İstanbul’da 4, İzmir’de 4, Ankara’da 2 ve Mardin’de 2 kadın cinayeti işlendi. Adana, Bartın, Çorum, Konya ve Manisa’da birer cinayet geçti kayıtlara. 14 kadın ise şüpheli şekilde ölü bulundu. Son haftasına girdiğimiz “kısa” şubatta da 20 kadın cinayeti, 10 şüpheli ölüm yazıldı kara deftere!

Kadın cinayetleri artık bireysel değil, süreklilik gösteren sistematik bir şiddet biçimi Türkiye’de. Tetiği hep eş, eski eş çekiyor; bıçağı “sözde” erkek arkadaş sallıyor. Hele bir kara 20 Şubat var ki 24 saat içinde 6 kadın birden katledilmiş.

Ve ne yazık bu veriler yalnızca istatistik değil; birer yaşamöyküsü, birer dram, söndürülen onlarca, yüzlerce ocak! 6284 sayılı yasanın, kadınları korumak için yeterli ve caydırıcı olmadığını sabah haberlerinde üzülerek izliyoruz! Adalet sistemindeki erkek erkil boşluklar tetiği çekenin, bıçağı sallayanın payandası! Çünkü cezalar genelde 15 ile 24 yıl arasında, onun da üçte ikisini yatıyorlar! Ağırlaştırılmış ömür boyu cezalar “tahrik” denen kandırmacayla kravata endeksli iyi hale takılıyor!

İşte bu yüzden İstanbul Sözleşmesi’nden çıkanlar, kararlarını yeniden gözden geçirmeli 8 Mart yaklaşırken!

Çünkü toplumun üzerindeki bu karabasanı ancak sözleşmedeki cezasızlığı engelleme, devletin sağlayacağı aktif koruma, her alanda eşitlik ve aile içi eğitim maddelerinin uygulanmasıyla aşabiliriz. Salt asayişle çözülemez kadın cinayetleri! Unutulmasın ki Kemal Tahir’in Devlet Ana’sındaki o devlet, aslında halkını sahiplenen bir kadındır; o kadın adaletin de........

© Cumhuriyet