Özkan Saçkan ile Günün Kitapları 19 Nisan 2026
Kitapçıların raflarında yer alan 6 kitabı sizler için yorumladım
Güneş ve Çelik: Kitap, yazarın gençlik yıllarından beri noksan hissettiği entelektüel ve atletik alanda kendini nasıl eğittiğinin ve nasıl geliştirdiğinin kurgusal olmayan öyküsü….
Sesten Az Önce: Aşkın en sessiz hali, yalnızlığın en tanıdık yeri ve insanın kendine geç kalışı anlatılıyor.
Karanlık Odada: Yazar, bellek ile mekân arasındaki derin bağları keşfederken Baudelaire’den Barthes’a, Proust’tan Bachelard’a, Berger’dan Benjamin’e pek çok düşünürü de bu içsel yolculuğa dahil ediyor.
Karnaval: Yazılarından dolayı Abdülaziz yönetimi Namık Kemallerle birlikte onu da sürgüne gönderir. Üç yıl süren Rodos sürgününde çocuklar için bir okul açarak ders vermeye başlar ve ilk romanlarını yazar.
Savaşçılar, Cadılar, Şifacılar: Sevgiyle yeniden anlatılan ve güncellenen bu kitapta yazar, her kahramanı, isyancıyı ve provokatörü kendi hikâyesinin merkezine yerleştiriyor.
Zehirli Ok: Yazar kitabında, yaşadığımız acı verici olaylardan sonra zihnimizde yer eden korkunun bir zehirli ok gibi vücudumuza saplanıp bizi engelleyen hikâyeler ürettiğini anlatıyor.
Kitap yazarın yazdığı kurgusal metinlere açılan bir pencere
YUKİO Mişima’dan GÜNEŞ VE ÇELİK. Bedenin ciddiyeti ve zarafeti içinde taşıdığı ölüm unsurundan ibaretse, ona giden yol gizlice acıdan, ıstıraptan ve yaşamın kanıtı olan bilincin sürekliliğinden geçerdi. Yazarın yazdığı kurgusal metinlere açılan bir pencere olan kitap, yazarın gençlik yıllarından beri noksan hissettiği entelektüel ve atletik alanda kendini nasıl eğittiğinin ve nasıl geliştirdiğinin kurgusal olmayan öyküsüdür. Yazar erkeklerdeki güzellik algısı, ideal uğruna ölüm ve sürekli antrenmanlarla elde edilen disiplin gibi konuları işlediği bu denemeyi, F-104 savaş jetine binerek gökyüzüne yükselişinin anlatısı ve göklerden düşüşüyle bilinen İkarus’un ağzından yazdığı şiirle taçlandırıyor. 88 SAYFA. (CAN YAYINLARI)
En sadık dinleyicindir, kaçamadığın kendin!
MURAT Aygen’den SESTEN AZ ÖNCE. Bazen bir kitap okursun… Ve bir cümle, günlerce içinde dolaşır. Kitap, aşkın en sessiz halini, yalnızlığın en tanıdık yerini ve insanın kendine geç kalışını anlatıyor. Bu kitap sana bir yol göstermiyor. Çünkü bazı yollar zaten biliniyor… Sadece yürünmüyor. Bazı satırlarda “Beni yazmış!” diyeceksin. Bazılarında da fark etmeden durup susacaksın. Çünkü insanın en çok sustuğu yer, en gerçek yeridir. 128 SAYFA. (DESTEK YAYINLARI)
“Ev, annemin her zaman direttiği gibi lanetliydi”
BRİAN Dillon’dan KARANLIK ODADA. Yazarın ilk kitabı, belleği gerekli gereksiz her nesnenin istiflendiği bir mekân olarak tanımlayarak geçmişin karanlık koridorlarında dolaşıyor. On beş yaşında annesini, beş sene sonra da babasını kaybeden yazar, yıllar sonra yaşadığı bir çöküşün ardından çocukluk evine dönüyor: Bu ev artık yalnızca dört duvardan........
