menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

 VERGİDE DÜNYA HALLERİ – 2025

11 1
01.01.2026

Çok eskilerden “söz senettir” lafının o erdemli güvenini duymayalı yıllar oldu. Gel zaman git zaman bir ihtiyaca dönüşen güven çağımızda artık en ciddi risk teşkil ediyor.

Küresel Sosyal Güven Araştırması, Pew Araştırma Merkezi’nin 2025 bahar dönemi küresel kamuoyu araştırması, “çoğu insana güvenilebilir mi?” sorusuna verilen yanıtları ülkeler arasında karşılaştırıyor.

-Türkiye’de yetişkinlerin sadece ’ü insanların çoğuna güvenilebileceğini söylüyor.

-’ü ise “insanların çoğuna güvenilemez” diyor — yani büyük çoğunluk toplumda karşılıklı güvenin düşük olduğunu ifade ediyor.

-Türkiye, 25 ülke arasında toplumsal güven oranı en düşük ülkelerden biri olarak yer alıyor.

-Orta gelirli ülkelerde ortalama güven oranı ' iken Türkiye bu oranın oldukça altında kalıyor.

-Bu oran 2024’ten 2025’e değişmeden sabit kaldı; yani güven düzeyinde bir iyileşme gözlemlenmedi.

-Dünya genelinde yüksek gelirli ülkelerde güven çok daha yüksekken (ör. İsveç , Hollanda y), Türkiye’nin oranı buna kıyasla çok düşük. 

Yine geldik bir senenin daha sonuna. Rüzgar gibi geçti, hiç bir şey anlamadık. Hep hayıflanma, hep şikayet bazen geçim derdi bazen seçim gerdi derken harcanan koca bir sene işte. Az gittik uz gittik dere tepe bir arpa boyu güz gittik. Lakin seneye umut kapısını çalmaya yine de azimle aht ettik.

Şimdi bakalım 2025 senesini hangi vergisel gelişmelerle kapattığımıza…

  • Bugün biz Yeminli Mali Müşavirlerle ilgili bir haberle başlayalım sohbetimize. Güven çok şeydir ancak denetim her şeydir diyen güzide meslek grubundan. Teknik uzmandan geçilmeyen bir dünyanın ortasında o usta çırak tezgahından geçmiş nesli tükenen adam gibi adamlardan bahsediyorum. Sayımız az ancak ekonomi ve vergi dünyasının en saygın Üstadları işte.
  • Vergi İndirim ve İstisnalarında “YMM Tasdik Raporu” Zorunluluğu Başladı!

    Bugün (30.12.2025) Resmi Gazete’de yayımlanan 49 Seri No.lu SM, SMMM ve YMM Kanunu Genel Tebliği ile vergi dünyasında yeni bir dönem başlıyor. Artık beyannamelerde yer alan yüksek tutarlı istisna ve indirimler, Yeminli Mali Müşavir (YMM) tasdikine bağlandı.

    Yeni Düzenleme ile; Gelir ve Kurumlar Vergisi beyannamelerinde gösterilen istisna ve indirimlerden yararlanabilmek için belirlenen hadlerin aşılması durumunda YMM Tasdik Raporu ibrazı şart hale gelmiştir.

    2025 Yılı İçin Kritik Sınırlar:

    -500.000 TL: Tek bir istisna veya indirim kaleminin bu tutarı aşması halinde.

    -1.000.000 TL: Birden fazla istisna/indirimin toplamının bu tutarı aşması halinde.

    -200.000 TL: İndirimli Kurumlar Vergisi uygulamasında yararlanılan vergi indirimi bu tutarı aşarsa.

    -Sınırsız: Yatırım katkı tutarı (KVK 32/A) ve yeni Asgari Tamamlayıcı Kurumlar Vergisi uygulamaları tutara bakılmaksızın tasdike tabidir.

    Tam Tasdik Yaptıranlar İçin Önemli Not:

    YMM ile Tam Tasdik Sözleşmesi bulunan mükelleflerin ayrıca bir rapor düzenletmesine gerek yoktur; ancak bu incelemelerin Tam Tasdik raporunun içinde detaylıca yer alması gerekmektedir.

    Rapor Süresi: Beyanname verme süresinin bitimini takip eden 2 ay içinde.

    Maliye Bakanlığı bu hamleyle, vergi harcamalarının doğruluğunu kaynağında denetlemeyi ve YMM’lerin sorumluluk alanını genişletmeyi hedefliyor.

    Enflasyon Muhasebesinde Bir Son…

    Kanun, tebliğ, önerge derken bir gece ansızın erteleme kararı geldi. Ve gergin bekleyiş sona erdi.

    TBMM Genel Kurulunda bu akşam kabul edilen düzenlemeye göre, 2025 hesap dönemi ile geçici vergi dönemleri de dahil olmak üzere 2026 ve 2027 hesap dönemlerinde (kendilerine özel hesap dönemi tayin edilenlerde 2026, 2027 ve 2028 yılında biten hesap dönemleri itibarıyla) Vergi Usul Kanunu’nun mükerrer 298’inci maddesi kapsamındaki enflasyon düzeltmesine ilişkin şartların oluşup oluşmadığına bakılmaksızın mali tablolar enflasyon düzeltmesine tabi tutulmayacak. Cumhurbaşkanı, bu süreyi 3 yıl daha uzatabilecek.

    Yani artık mükellefler, sürekli amortismana tabi iktisadi kıymetlerini yeniden değerleyecek ve amortismanlarını yeniden değerlenmiş tutar üzerinden ayıracak ve bu değerleme nedeniyle de herhangi bir vergi ödemeyecek.

    Tam mükellefiyete tabi ve bilanço esasına göre defter tutan gelir veya kurumlar vergisi mükellefleri (kollektif, adî komandit ve adî şirketler dâhil) sürekli yeniden değerlemeden yararlanabilirler.

    Sürekli Yeniden Değerlemeye Tabi Tutulamayacak İktisadi Kıymetlerde Var…

    -Bu niteliklerini korudukları sürece sat-kirala-geri al işlemine konu kıymetler,

    -Kira sertifikası ihracına konu edilen kıymetler,

    -Emtia niteliği taşıyan kıymetler,

    -Yeniden değerlemenin yapılacağı dönem sonu itibariyle aktife kayıtlı olmayan ATİKLER,

    -Yeniden değerlemenin yapılacağı hesap döneminde aktife dahil edilen ATİKLER için yeniden değerleme yapılamayacak.

    Sürekli yeniden değerlemenin mükelleflere sağladığı vergisel avantajlar vardır. Özkaynakları güçlendirmesiyle örtülü sermaye, finansman gider kısıtlaması gibi konularda koruyucu etki yaratırken daha fazla amortisman ayırma imkanı sunduğu için de vergi yükünü hafifletir.

  • Anayasa........

    © Bodrum Gündem