Otobüste düşürülen bir bellekteki korkunç iddia: “Felç edilecek” “Levsiyat mayası” 8 gazeteci kimdi?
Size tüylerinizi diken diken edecek bir olayı anlatacağım.Yirmi yıldır gizlenen feci bir şey…Her şey 2006 yılının bir günü, İzmir’de bir otobüste başlıyor.O gün, adını bilmediğimiz bir kişi, cebindeki belleği otobüste düşürüyor ve farkına varmıyor.
BELLEĞİ DÜŞÜREN KİŞİ 20 YILSONRA ORTAYA ÇIKIYOR
Belleği düşüren kişinin kim olduğu yıllar sonra ortaya çıkıyor.Bu kişi FETÖ örgütünün “Ege İmamıdır…”Düşürülen bellek, temizlik sırasında bulunuyor.Bulan görevli bunu amirine teslim ediyor.
BELLEK AYNI ZAMANDA FUTBOL HAKEMİOLAN BİR GÖREVLİYE VERİLİYOR
Amirinin adı verilmiyor.Ancak bir futbol hakemi olduğu söyleniyor.Bellekte ne olduğunu görmek için bilgisayarına takıyor ve karşısına çıkan ilk bilgiler kanını donduruyor.Hiç bilmeden korkunç bir olayın içine düştüğü korkusuna kapılıyor.
AÇILAN İLK SAYFADA ORTAYAÇIKAN KORKUNÇ FİŞLEME
Görevli belleği açtığında daha birinci sayfasında karşısına çıkan “Çetele” şudur:Türkiye’de önemli görevlerdeki bütün Aleviler fişlenmiştir.81 il ve ilçelerinin her birinde kaç Alevi yaşıyor tek tek listelenmişti.Ancak bellekteki bazı dosyalar açılamadı.Çünkü şifrelenmişti.
BELLEK EGE ORDUSUNDANBİR GENERALE TESLİM EDİLİYOR
Gördükleri karşısında korkuya kapılan amir, genel sekreterini arar.Sonra birlikte Ege Ordusu’nda tanıdıkları bir generali ararlar.General Amerika’da olduğu için ulaşamazlar.Amerika dönüşü generalden randevu alıp bunu kendisine verirler.
AYLAR GEÇİYOR, “ANKARA’YAİLETİLDİ” MESAJI GELMİYOR
Ancak aradan aylar geçtiği hâlde o generalden “Bunu Ankara’ya ilettik” mesajı gelmez.Hikâyenin bundan sonrası tam bir “thriller”a dönüşür.Maç yönetmek için İstanbul’a gitmekte olan görevli havaalanında tanıdığı bir gazeteciye rastlar ve bunu anlatır.Bir hafta sonra yine İstanbul’a gidecektir ve orada “tesadüfen buluşmuşlar” gibi bir senaryo hazırlarlar.O bölümü kitaptan aynen aktaracağım.
SÜRMELİ OTELİ KAVŞAĞINDATESADÜFİ GİBİ BULUŞMA
“Birkaç gün sonra telefonum çaldı. Arayan hakemimizdi. “İstanbul’a geldik. Maç var. Saat 18.00’da.Siz beni saat 16.00’da Gayrettepe’de, Türk Telekom var, karşısında Sürmeli Oteli olacak, o kavşakta kaldırımda bekleyin. Ben size vereceğim bahsettiğim şeyi.”“Tamam.”
HAKEM AVUCUNDAKİ BELLEĞİGİZLİCE GAZETECİYE VERİYOR
Söylenen saatte oradaydım.Biraz bekledikten sonra dört kişinin bulunduğu bir otomobilin ön camından bana seslenen hakemimizi gördüm.“Büyük rastlantı. Maça gidiyorduk arkadaşlarla. Tuncay Bey nasılsınız?” Araç kaldırıma yanaştı. “İyiyim siz nasılsınız?” Elini camdan bana doğru uzattı. Uzanıp elini sıktım. Avucundaki belleği avucuma bıraktı. Taşınır bellek elimdeydi.“Biz maça gidiyoruz” diye seslendi.“Herkese çok selam. Kolay gelsin.”
GAZETECİ GÜVENDİĞİ BİRDOSTUNA DOSYAYI AÇTIRIYOR
“Doğruca ofisime geçtim. Çok yetenekli bir bilgi işlemci olan, kardeşim gibi güvendiğim bir dostumu çağırdım.Durumu anlattım. Bunun bana bir tuzak olabileceğini söyledim. Açılabilen ilk dosyalar inanılmazdı.Dosyalar açıldıkça Fetullahçıların ordu içindeki........
