NATO Zirvesine 4 gün kala bu fotoğrafı kim servis etti
Yer dün, Türkiye’nin gözbebeği İstanbul Havalimanı…Türkiye’nin Batı’ya, medeniyetlere açılan kapısı…Geliş terminalinde yürüyen genç çocuğa bakıyorum.Üzerinde bir gömlek…Altında kısa bir şort…Sırtında, yolculuk boyunca sahip olduğu her şeyi koyduğu bir çanta…
Öyle bir silüet ki; Paris Havalimanı'nda da görseniz aynı çocuk…Katmandu yollarında bir patikayı tırmanırken görseniz de o.Evrensel bir genç silüeti yani…Başını alıp, özgürlüğüne seyahat eden bir 21’inci Yüzyıl çocuğu…
ZATEN 3 GÜNLÜK ÇAMAŞIRALMIŞTIM DÖNMEM LAZIM
Deniz Göktaş bu çocuk…Yeni millet kahramanımız…Hepimize dokunan çocuk.İnce, zeki, sınırları iyi ayarlanmış yepyeni bir mizahın, yepyeni insanı…
Resmen “Gelirsen gözaltına alınacaksın” demişler…O ne yapmış…Bildik FETÖ’cüler gibi yurt dışında bir yere mi sığınmış…Tam aksine, en zarif dokunma sanatıyla, en mizahi cevabını vermiş…Hem de sadece 24 saat önce:“Zaten gelirken 3 günlük çamaşır almıştım yanıma, dönmem lazım…”Sırtında çantası, içinde iki üç tişört, bir diş fırçası, bir iki çorap…Ve üç parça iç çamaşırı…Sözünü tutmuş, gelmiş memleketine…Başı dik, alnı açık…
Gerisi bildiğimiz sahne… Copycat senaryo…Geliyor ve havalimanında gözaltına alınıyor.Anında arkadan ters kelepçe…
TÜRKİYE’NİN 21’İNCİYÜZYIL TENAKUZU
Türkiye’nin 21’inci Yüzyıl tenakuzu…Bir yanda ipincecik, zarif mizah…Öteki tarafta kapkalın bir hoyratlık…NATO Zirvesi'ne 4 gün kala, dünyanın gözü Türkiye üzerindeyken bu kareyi kimseye anlatmak, izah etmek mümkün değil.Ne NATO’ya gelen liderlere ve etrafındakilere…Ne de dünyanın her tarafında onları protesto edenlere…Hiçbiri anlamaz…
Yarın 4 Temmuz…Amerika Birleşik Devletleri Bağımsızlık Bildirgesi'nin 250’inci yıldönümü…Amerikan devletinin kuruluş senedidir bir anlamda…Ama bütün dünya onu sadece “Bağımsızlık Bildirgesi” olarak bilir.Çünkü artık küresel bir vatandaşlık senedi hâline gelmiştir.
ADLİYE KORİDORUNDAKİ, METİN AKPINAR- MÜJDATGEZEN KARESİ KADAR KALIR GÖZÜMÜZÜN ÖNÜNDE
Dün genç mizah sanatçımız Deniz Göktaş’ın elleri çift kelepçeli götürülürken arkadan çekilmiş bu fotoğrafı geldi işte önüme…Kim, neyi düşünerek, hangi mantıkla servis etti........
