CHP Krizi ve Rejimin Dönüşümü: Dört Olasılık
CHP etrafında yürüyen tartışmayı yalnızca bir liderlik veya kurultay meselesine indirgemek mümkün değil. Nitekim, iktidar çevreleri dışında kimse meseleye böyle bakmıyor.
19 Mart operasyonundan bu yana CHP’ye dayatılan krizler, Türkiye'nin son on yılda yaşadığı rejim dönüşümünün muhalefet alanındaki yansıması olarak okunabilir. 15 Temmuz sonrası inşa edilen yeni rejimin etkileri bürokrasiden parlamentoya, üniversitelerden medyaya, siyasi partilerden sivil topluma birçok alanda yansımasını buldu. Bugün bu dönüşümün bir devamı olarak bir yandan Kürt siyasal alanı bir yandan da ana muhalefet partisi yeniden kuruluyor.
Dolayısıyla mesele yalnızca CHP'nin nasıl yönetileceği değil; siyasal alanın nasıl yeniden kurulacağı, muhalefetin hangi eksen etrafında şekilleneceği ve mevcut rejimin hangi araçlarla sürdürüleceği sorularıyla ilgilidir.
Bu çerçevede önümüzdeki döneme ilişkin en az dört farklı olasılıktan söz edilebilir.
Birinci Olasılık: Belirsizliğin Kurumsallaşması
İlk olasılık, mevcut durumun uzun bir süre devam etmesidir.
Bu senaryoda CHP içerisindeki kriz çözülmez ancak kesin bir kopuş da yaşanmaz. Parti sürekli olarak kendi meşruiyetini tartışan, enerjisinin önemli bir kısmını iç mücadelelere harcayan bir yapıya dönüşür.
Burada dikkat çekici olan nokta, belirsizliğin kendisinin bir siyasal teknolojiye dönüşmesidir. Son on yılda rejimin en önemli özelliklerinden biri, belirsizliği bir yönetim tekniği olarak kullanması oldu. Kimin tasfiye edileceği, hangi kurumun hedef alınacağı, hangi aktörün sistem içerisinde tutulacağı çoğu zaman açık kurallarla değil, değişken güç ilişkileriyle belirlendi.
CHP etrafında oluşan mevcut tablo da benzer bir işlev görebilir. Böyle bir durumda parti hukuken varlığını sürdürür; ancak siyasal kapasitesi giderek aşınır. Dolayısıyla mesele bir partinin kapatılması değil, siyasal etkisinin azaltılmasıdır.
CHP etrafında belirsizliğin kurumsallaşması ana-muhalefet partisinden öteye siyasal alanın bir bütün olarak yönetimi anlamına geliyor. Süreklileşmiş belirsizlik içerisinde hem muhalefetin ikinci odak noktası DEM Parti’nin hem de iktidarın küçük ortağı MHP’nin siyaset alanının daralacağı, AK Parti hükümeti karşısında manevra kabiliyetlerinin azalacağı açık.
Geniş muhalefet grupları açısından en kötü senaryonun bu olduğu söylenebilir.
İkinci Olasılık: Bürokratik Alan İçerisinde Bir Uzlaşı
İkinci olasılık, farklı aktörlerin dahil olduğu bir uzlaşı sürecidir.
Burada kritik nokta şu: CHP içerisindeki mücadele yalnızca CHP içerisinde yürümüyor. Taraflar aynı zamanda CHP'nin dışındaki aktörlerle de konuşuyorlar. Bu nedenle bugün yaşananları yalnızca........
