Savaşın Gölgesinde Halef Seçimi: İran’ın Önündeki Yol Ayrımı
Aileniz saldırıya uğrarken, mülkünüz elinizden alınacak ve haklarınız ihlal edilecekken ne kadar iyi karar verebilirsiniz? Özellikle olağanüstü durumlarda nasıl mantıklı bir karar verebiliriz? Biri kafamıza silah dayadığında da rasyonel bir karar verebilir miyiz? Bu kararı sadece kendiniz için değil, aileniz, kuruluşunuz, halklarınız, bölgeniz ve dünya için de vermek zorunda olsaydınız ne olurdu? Böyle bir karar tüm ilgili tarafların sorumluğunu da üstlenerek ve onların onayıyla da alınabilir mi?
Bunlar, şu anda İran halk temsilcilerinin kendilerine sordukları sorular. Öncelikle şunu belirtmeliyim: herkes için ve her zaman doğru bir karar yok. Karar doğası gereği yanlış olma ihtimaline rağmen verilir. Kesinliğin olduğu yerde karar almanın manası yoktur. Her kararın artıları ve eksileri var. Bakış açısına göre, aynı karar bir taraf için iyi, diğer taraf için adaletsiz, yanlış ve kabul edilemez olabilir. ABD ve İsrail için, Mücteba Hamaney’in İran’ın bir sonraki devlet başkanı olarak seçilmesi belki de en doğru karar; bu karar sürekliliği işaret ediyor, yeni liderin uluslararası sözde gözlemcilerin gözünde, öldürülen babayla özdeşleşmesini sağlıyor. Bu özdeşleşme ise, kamuoyunun İran’a karşı önleyici bir savaşı meşrulaştırmak için kullanılan ve kullanılmaya devam edilen eski nükleer silahlandırma politikası çerçevesinde düşünmesini tetikliyor. Daha da önemlisi, zayıf bir hükümet, halkın tüm kesimleri tarafından desteklenen bir hükümetten daha kolay tavizler verebilir.
Mücteba Hamaney’in seçilmesiyle, sürdürülen savaşın İran rejiminin tam bir yıkımına, ya da savaş ortamının, yani rasyonel kararların yerini bilinmezliğe, güvensizliğe, komşundan, kardeşinden, eşinden şüphelenmeye bıraktığı, günlük yaşamın bir parçası haline geldiği bir döneme girmiş bulunuyoruz. İran halkları için, Mücteba Hamaney lehine bu varis düzenlemesi yanlıştır; mevcut durumun devamı, mevcut sorunları daha da derinleştirecektir. Krizden çıkmanın yolu, tüm sorunlar için aynı eski yöntemlerin yeniden denenmesinde aranamaz. Savaşın nedenleri, savaşı sonlandırmanın çözümü olamaz. Bu yüzden, Mücteba Hamaney’in babadan kalma rejimine değil, aydınlanmış bir kamuoyu, hukukun üstünlüğü ve demokrasi hedefini güden bir hükümete ihtiyaç var. Ancak Mücteba Hamaney’in lehine verilen bu karar, rejimin bunun yerine halk savaşına hazır olduğunun sinyalini veriyor.
Bizler hem bu varolan rejimin devam etmesine yönelik verilen kararın hem de saldırganların gerçek saiklerini ve hedeflerini........
