Bölüne bölüne incelmek
Özel haberlerimizi ve günün öne çıkan gelişmelerini kaçırmamak için BirGün’ün WhatsApp kanalını buraya dokunarak hemen takibe alabilirsiniz.
Pişmaniye tatlısını bilmeyen yoktur sanırım. Bu tatlıyı benzersiz kılan, yoğun şeker kütlesinin defalarca çekilerek tel tel ayrılmasıdır. Aynı hamur tekrar tekrar uzatılır, katlanır, yeniden çekilir; giderek incelir ve sayısız tele dönüşür.
Türkiye toplumu da çok uzun zamandır böyle çekiştiriliyor.
Kimliğinden, inancından, dilinden, yaşam biçiminden, yoksulluğundan, eksikliklerinden, korkularından… Her siyasal dönemeçte başka bir yerinden tutuluyor; uzatılıyor, ayrıştırılıyor. Türk Kürt’ten, Sünni Alevi’den, inanan inanmayandan, makbul sayılan sakıncalı görülenden uzaklaştırılıyor. Pişmaniye bütününde tek tek tellerin yan yanalığıyla oluşan tattan da eser kalmıyor böylece.
Toplum aynı hamurun durmadan çekilip çevrilerek ince tellere ayrılması gibi, yıllar boyunca sistemli biçimde bölündü. Tek telin tatsızlığı gibi sıradanlaştırılıp yoruldu.
Her kriz yeni birilerini hedefe koymakla yönetildi, gündem değiştirildi. Her toplumsal sorun yeni bir düşmanlık yaratmak için kullanıldı.
İktidar yoksulluğu paylaşmadı; korkuyu, öfkeyi ve düşmanlığı paylaştırdı. Yan yana durup acıyı bal eyleyenleri, karanlık dünlerle mücadele edip ışıklı yarınlar özleyenleri cezalandırdı. Korkmazgil gibi nice şairler ve dizeleri unutturulmak istendi. Toplum duygularından, değerlerinden, bilgiden ve belleğinden koparıldı. Düşünürlerinden, sanatçılarından uzaklaştırıldı.
İnsanlar birbirlerinin acısını duymasın, birbirlerinin itirazını kendi meselesi saymasın istendi. Bir kesimin hakkı elinden alınırken diğerine susması, hatta bundan kendisine bir ayrıcalık çıkarması öğretildi. Herkes kendi teline çekildikçe ortak kayıplarımız görünmez hâle geldi. Kindarlık, dindarlık, ötekilik, nefret tel tel işlendi.
Oysa ‘acıyı bal eyleyenlerin’ gözü Edip Cansever’in “Yerçekimli Karanfil”indedir. Karanfil elden ele geçer.
“Sen o karanfile eğilimlisin, alıp sana veriyorum işte Sen de bir başkasına veriyorsun daha güzel O başkası yok mu bir yanındakine veriyor
Derken karanfil elden ele.”
İktidarın siyaseti insanları birbirinden eksilterek var olurken dayanışma, elden ele geçen bir karanfil gibi çoğalır, başkalaşır. Birinin hakkına sahip çıkmak, bizim payımızdan bir şey azaltmaz; tersine hepimizin özgürlük alanını genişletir.
Ayrıştırmanın, yanlışlığın, zulmün karşısına çıkarabileceğimiz asıl güç de budur. Acıyı yalnız bırakmamak, itirazı elden ele taşımak, umudu birlikte büyütmek. Çünkü ayrışmak yalnızlaşmaktır. İnsanları, toplumları uzaklaştırır.........
