menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Hepimiz yalancı hırsız ve suçluyuz

65 0
21.09.2026

Özel haberlerimizi ve günün öne çıkan gelişmelerini kaçırmamak için BirGün’ün WhatsApp kanalını buraya dokunarak hemen takibe alabilirsiniz.

Ülkede kulakları sağır eden, tüm duyguları körelten büyük bir gürültü var. İktidar, her gün en yüksek sesiyle yalan olduğunu bildiği şeyleri tekrarlıyor.

Her gün kabzımal, belediye başkanı, sanatçı, sporcu, LGBT operasyonlarıyla uyanıyoruz.

Borsa, fon, Gökçek, Binali Yıldırım gibi rejim içinde yaşanan kaos ise başka bir gürültü kaynağı.

İktidar bir strateji olarak ülkeyi büyük bir gürültü ve toz bulutu içinde yönetmek istiyor. Bu sayede memleket gerçekleri duyulmasın, görünmesin hatta hissedilmesin istiyor.

TEMİZ KİMSE YOK

Bu sadece Saray iktidarının tercih ettiği bir durum değil. Dünyanın tüm otoriter rejimleri de benzer bir yöntem izliyor ve halkı ikna etmekte başarılı da olabiliyor.

ABD Başkanı Trump’ı düşünün. Damat, çocuklar hepsi birden ülke kaynaklarına çökmüş, uluslararası ilişkileri bile kendi zenginlikleri için kullanıyor.

Trump, Epstein’ın pedofil adasında en çok ismi geçen kişi. Ama ona oy verenlerin büyük çoğunluğu her pazar kiliseye gidip evlerinin kapısında ABD bayrağı asılı “makul” insanlardan oluşuyor. Her türlü rezalet, suiistimal ve yolsuzlukta en öndeyken böyle bir gücün tek açıklaması olabilir: Hakikatin yok oluşu.

Türkiye son 25 yılda yeni zenginler tanıdı. Siyasetçisi, belediye başkanı, üst bürokratı, iş insanı hatta gazeteci iktidara yakın kim varsa en zenginler listesine koşarak girdi.

Bu durum o kadar kanıksandı ki dönemin Başbakanı Davutoğlu siyasi etik yasası çıkarmak isteyince Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kendisine "Eğer bu şekilde bir siyasi etik yasası çıkarırsak, partide çalıştıracak il ve ilçe başkanı, yönetici bulamayız" dediğini kamuoyuna aktarmıştı. Saadet zinciri kuruldu ve bu halka bozulmamalıydı.

Bu zenginleşme halkın gözüne batınca iktidarın bulduğu çözüm, memlekette yönetici kim varsa usulsüzlükle, yolsuzlukla suçlamak ve bu çarkın parçası olduğuna ikna etmek oldu. Muhalif belediyelere ve bürokratlarına yönelik operasyonların nedenlerinden biri de bu algı operasyonu.

Uyuşturucu operasyonlarında da durum böyle. Hatırlayın, arabasında uyuşturucu kullanırken........

© Birgün