menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Çıksın süpürgeler ortaya!

33 0
03.03.2026

2021 tarihli bir film, She Will, nasıl olduysa beş yıl boyunca gözümden kaçmış, ancak geçen hafta izleyebildim. İyi ki de izlemişim; uzun zamandır gördüğüm en iyi kadın filmlerinden (kadınların yazıp yönettiği kadın hikâyeleri) biri bu.

‘Giallo’ denen bol kanlı İtalyan korku filmlerinin üstadı Dario Argento’nun yapımcılığını üstlendiği, Charlotte Colbert’in yönettiği film, İskoçya’da dağ başında, izci kampına benzer bir terapi merkezinde geçiyor. Meme kanseri nedeniyle çifte mastektomi operasyonu geçiren -iki memesi de alınan- eski film yıldızı Veronica Ghent, nekahet dönemini geçirmek için genç hemşiresi Desi ile birlikte buraya geliyor.

Veronica, herkesten uzak durmaya çalışan yaşlı ve huysuz bir kadın. Hemşire Desi’yi sürekli azarlıyor ve aşağılıyor. Hiç kimseye karşı minnet duygusu taşımıyor. Senaryo, başlangıçta bu tavrın kibirden kaynaklandığını sanmamızı sağlıyor, ama öykü ilerledikçe, Veronica’nın ‘kadınlık travmaları’yla boğuştuğunu anlıyoruz.

Terapi merkezinin bulunduğu bölgenin toprağı, önce cadı oldukları gerekçesiyle yakılan kadınların külleriyle, sonra da Sanayi Devrimi’nin kömür ihtiyacını karşılamak için didinen madencilerin teri ve kömür tozuyla kararmış. Ne yazık ki İskoçya’nın gerçekten de batıl inançlarla örülü bir tarihi var. Özellikle 1450-1750 arası 300 yıllık dönemde cadı oldukları gerekçesiyle yargılanıp öldürülen kadınların tam sayısı bilinmiyor, sadece ‘binler’den söz ediliyor.* İşte bu terapi merkezi de böyle bir tarihin göbeğinde kurulmuş.

Ana tanrıça kültlerinden bu yana en ‘görünür’ dişilik unsurları olan memelerinden, yani bebek emzirme yeteneğinden yoksun kalmış Veronica, burada ataerkil tarihin acı izleriyle, hayaletlerle ve kadınlığıyla yüzleşiyor: Veronica Ghent’in içinden bir cadı çıkıyor, kendisinin de aralarında bulunduğu sayısız kadına çektirilen azabın hesabını sormak için... Bu cadının en önemli eylemlerinden biri,........

© Birgün