Okullar güvensiz, çocuklar ve öğretmenler ölüyor
Çok ağır bir hafta geçirdik.
Sabah okula gönderilen çocuklar, onları korumak için bedenini siper eden öğretmenleriyle birlikte tabutla geri döndü. Bu cümleyi yazmak bile o kadar zor.
Uzun zamandır bir ateş çemberi ve yoksulluk kuşatmasıyla çevrili olan ülkemiz, şimdi de okullardan gelen haberlerle sarsılıyor.
İlk acı haber 14 Nisan günü geldi.
2007 doğumlu olan bir fail, Urfa’nın Siverek ilçesindeki bir liseye silahla saldırı düzenledi. En az 16 kişi yaralandı, saldırgan öldü. Ardından öğrendik ki okul müdürü, eski bir öğrenciden gelebilecek saldırıya ilişkin hem savcılığa hem Milli Eğitim’e önceden bildirimde bulunmuş. Peki, neden önlem alınmadı? Bu sorunun yanıtı yok.
Bu saldırının ardından Milli Eğitim Bakanı’ndan bize, bu ülkenin vatandaşlarına bir açıklama gelmedi. Sesini ancak AKP grup toplantısında, bir gazetecinin sorusu üzerine duyabildik:
“İçişleri Bakanlığı ile güvenlik ve risk açısından süreci yürütüp okullarda tedbirlerimizi aldık. Biz gerekeni yaptık.”
Kendisinden son derece emindi. Sanki 2 Mart 2026’da İstanbul Çekmeköy'de bir lise öğrencisi tarafından bıçaklı saldırıya uğrayan biyoloji öğretmeni Fatma Nur Çelik hayatını kaybetmemiş gibi…
Ve bu sözlerin üzerinden 24 saat sonra ise Maraş’taki saldırı haberi geldi. Demek ki gerekenler yapılmamıştı! Demek ki gereken o her türlü adımlar atılmamıştı!
Maraş’taki o okul kan gölüne döndü. Maraş’tan yayılan acı hepimizi yaktı.
Sonra başladı........
