Siyasete ikinci yargı müdahalesi
CHP'deki “mutlak butlan” kararı, bu iktidar döneminde siyasete yargı yoluyla müdahalenin ilk örneği değil. 2016’da MHP’de muhalifler olağanüstü kongreyi toplamayı başarmışlardı; ama Ankara 3. Asliye Ceza Mahkemesi, kurultayı iptal etmiş, tüm kararları geçersiz saymıştı. Sonrası malum, Devlet Bahçeli, Meral Akşener ve tüm rakiplerini ihraç etmiş, sonra da AKP ile ittifak kurmuştu.
CHP’nin 2023 kurultayının iptalinin de siyaset tarihinde derin izler bırakacağına kuşku yok. Bu denli önemli siyasi gelişme ilk andan itibaren birçok soru işareti doğurdu. İzlenecek yöntem, PM'nin oluşumu, Özel’in sözünü ettiği klik ve daha birçok soru vardı. Ancak karar akşamı, Özgür Özel'in basın toplantısına katılan gazeteciler çok az soruyla yetindi. Bereket sonraki günlerde gazeteciler daha hazırlıklıydı, doğrudan konunun özüne yönelik sorular sorabildiler.
İktidar yanlısı medyanın ise soru sorma gereksinimi yoktu, karar onlara yetiyordu. Anında bayram havası esti iktidar medyasında. Daha karar tebliğ bile edilmeden Özgür Özel'i ekranlarda genel başkanlıktan düşürdüler. CNN Türk, “CHP Manisa Milletvekili" yazdı; oysa Özgür Özel, kurultay öncesinde sadece milletvekili değil, aynı zamanda “CHP Grup Başkanı"ydı.
Ensonhaber, “Ağlamaklı ses tonuyla konuştu” ve “Kendini hâlâ genel başkan sanıyor” diyerek Özel ile alay ederken Yeni Akit’te başlayan Kılıçdaroğlu sevgisi, “CHP Genel Merkezi'nde Kılıçdaroğlu'na büyük ayıp", Yeni Şafak’ta da “CHP’de büyük temizlik” başlığına yansıdı.
Karardan mutlu olan iktidar yanlısı yazarlarda da CHP sevgisi depreşti. Mahmut Övür, “Mutlak butlan, çıkmazdaki CHP için çıkış kapısı olabilir”, Fuat Uğur, “Bu Türk siyasetinin arınma davasıdır", Yücel Koç da “Mutlak butlan, CHP'yi kurtarma fırsatı", Melih Altınok “CHP’de büyük temizlik başlıyor” diye yazarak, kararı CHP lehine bir gelişme gibi yorumladı.
Kemal Kılıçdaroğlu’nun ilk değerlendirmesini TGRT’den duyurması da anlamlıydı. Zaten süreç boyunca “Kılıçdaroğlu'nun yakın çevresi" haberleri de hep aynı kanalda yayımlanmıştı. “Mutlak butlan" kararı alındığını ve cuma günü UYAP' a yükleneceğini önceden duyuran da TGRT Ankara Temsilcisi Fatih Atik olmuştu.
CHP Genel Merkezi’nde yaşanan gerginlikte de iktidar medyası Kılıçdaroğlu’nun safında yer almayı sürdürdü. Genel Merkez’de yaşananlar, -TRT dahil olmak üzere- iktidar TV’lerde tek yanlı bir dille aktarıldı; içerdekiler şiddete başvuranlar, dışardakiler sorunu diyalogla çözmeye çalışanlar olarak yansıtıldı. Muhalif TV’ler ise Özgür Özel’i sahiplenmeyi sürdürdü; Özel yanlılarının görüşlerini ekrana getirdi.
Medyadaki ayrışma, CHP’ye yargı müdahalesine ilişkin haber ve yorumlarda da kendini göstermiş oldu. Bu şaşırtmadı ama bazı CHP’lilerin, ilk akşam TGRT ve A Haber muhabirlerini tartaklayarak Genel Merkez’den çıkarmaları üzücüydü. Medya kuruluşlarının yayınlarının sorumluluğu muhabirlere yüklenemez; engelleme ve fiziki müdahale de itiraz yöntemi olamaz.
INFLUENCERLAR, İLETİŞİM FAKÜLTESİ’NDE ROL MODEL
Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi’nde, geçen hafta tarihinde görülmemiş bir etkinliğe imza atıldı; “influencer” denilen sosyal medya ünlüleri konuk oldu okula. Hem de influencerların gelişi, “Sosyal medyanın sevilen isimleriyle ilham verici bir buluşma” diye duyuruldu.
15 Mayıs’taki etkinlik için hazırlanan afişte “Influencerlar İLEF’te” başlığı altında “Soru -cevap deneyim paylaşımı ve daha fazlası seni bekliyor” denildi. İnfluencerlar, Nisa Saraçoğlu, Batın Dönmez, Yiğit Çelebi, Efe Parlakdemir ve Muhammed Serçe’nin fotoğrafları sıralandı.
Yeni Medya ve İletişim Bölümü’nün düzenlediği........
