Yoksulluk ve maaş fedakârlığı
Ülkenin büyük çoğunluğu, ekonomi ve yoksulluk bağlamında, boğulmamak için başını suyun üzerinde tutmaya çalışanlara benziyor. Pazardan çürük çarık toplayanların, sabahın köründe çorba kuyruğuna girenlerin birincil sorunu karın doyurmak. İşçiler, emekliler, asgari ücretliler feryat ediyor.
Peki, ya onları kurtarmaya aday olanlar?
Hakkını teslim edelim; CHP pijamaları çıkarıp eyleme katılma çağrısı yaptığı mitinglerle, Meclis’te en düşük emekli maaşının artırılması için başlattığı nöbetlerle dinamik bir muhalefet yapıyor.
Ancak, AKP çeyrek yüzyıla yakındır iktidarken, halkın bir numaralı sorunu ekonomi ve yoksulluk olmasına karşın, kararsızlar kamuoyu yoklamalarında birinci ya da ikinci değilse üçüncü grup ve kitleler gümbür gümbür muhalefete akmıyor. Neden?
Tarihsel deneyimler ve bilimsel araştırmalar gösteriyor ki, yoksulluk tek başına hükümetlere isyana dönüşmüyor. Yoksulluğun kitlesel tepkilere yol açması için, insanların bunun dışsal nedenlere bağlı değil kötü yönetimin sonucu olduğunu ve kendisi yoksullaşırken “elitler”in zenginleştiğini “görmesi” gerekiyor. Muhalefet elitlerinin değil ama!
Yoksulluğun iktidarı sarsan bir siyasal güce dönüşebilmesi için, doğru liderlik ve birleştirici sloganlarla örgütlenebilmesi, muhalefetin de yoksullukla mücadelede........
